Sivil topluma helal olsun

İki tarafın da, ‘kendi meşrebine göre’ diyerek söylüyorum, “devlet”i var. Bir de sivil toplumu var ki, umut onda.

Türklerin ve Kürtlerin “devlet”leri

Türklerin devletinden alalım. İkiye ayrılıyor: Derin Devlet ve Devlet. Derin Devlet’ten bahsetmeye bile gerek yok; ne mal olduğunu fazlasıyla biliyoruz. Kendi devletinin savcı ve yargıçlarının evlerine bile “adam olsunlar” diye bomba attırdıktan sonra (“Altay Tokat Paşa olayının şimdilik öyküsü”, Radikal İki, 25.11.07), daha ne olsun, tam işte “sözün bittiği yer”.

Devlet, bir öyle bir böyle konuşuyor. Biri diyor: “Radyosu, televizyonu olacak. Kültürel hakları sonuna kadar tanıyacağız” (Arınç, Radikal, 11.07.10). Öteki, yine devlet, Kürt sorununun çözümü için CHP’yle görüşüyor da BDP’yle görüşmüyor. Seçim Kanunu Md. 58 değiştirilerek seçimlerde Kürtçe propaganda yapmak suç olmaktan çıkarıldığı halde (R, 11.04.10), bu sefer Siyasi Partiler Kanunu Md. 81/c’den mahkum ediyor insanları (Antenna, no.28/10, 09.07.10).

Oysa, 1980’de azmış enflasyon (geçici olarak da olsa) nasıl dizginlendiyse, öyle yapmak lazım: İMF o tarihte doların 60 TL olmasını istiyordu, Türkiye 70 yapmıştı. Yani, piyasa fiyatının üstünde bir devalüasyon. Şimdi de şöyle demek ve yapmak şart: “İsteyen, değil federasyonu, ayrılma hakkını bile rahatça savunabilir; şiddet kullanmadan”. Böyle diyeceksin ki, hepimize ürküntü veren yeniyetme ve çok zararlı “İntikam!” pankartlarını işin başında durdurabilesin. 

Kürtlerin de “devlet”i var: Bir yanda BDP, bir yanda PKK. İkincisini bir kalem geçelim; Derin Devlet’e benzetmek gibi olmasın ama, şiddet dedin mi ben dışarıda bırakırım. Ama BDP de devletin bir kanadı gibi, aynen CHP gibi hareket etmiyor mu? Parti kapatmayı zorlaştıracak anayasa değişikliğine oy vermedi. Şimdi de, 12 Eylül faşizmi en fazla Kürtleri vurduğu halde, “rejimi boykot ediyoruz” adı altında (tam da felsefe yapmanın zamanıydı hani!) 12 Eylül’ün darbe anayasasını desteklemek demek olan “referandumu boykot” peşinde. 

Niçin “Yetmez, Ama Evet!”

Kendine “sol” diyen kimi miniskül partiler (her zaman tutarlı olmuş DSİP’i tenzih ederim) aynen MHP, CHP ve “dövlet” refleksleri verirken, Türklerin sivil toplumu herkes gibi Kürtlerin de haklı taleplerini en tutarlı biçimde savunuyor. Genç Siviller, DurDe’ciler lafı tam gediğine oturtuyor: “Yetmez, ama EVET!” Paket fevkalade yetersiz. Fakat anayasayı tümden değiştirmenin imkansızlığı durumunda referanduma “evet” demek çok olumlu yollar açabilir. Çünkü:

1) İlke olarak, bir darbe anayasasından kıl koparmak sevap, onu sulandırmak çok hayırlı bir olay.

2) Paketin en önemli yanı, Yüksek Yargı’yı demokratik ilkeler dahilinde denetleyebilmek. Böylece kuvvetler dengesini sağlamak. Çünkü şu anda bu denge yok. Yargı bir yandan “dön baba dönelim” hesabı durmadan kendi kendini tohumlarken, yasamayı ve yürütmeyi denetliyor; ama onu denetleyebilen yok. Anayasa Mahkemesi bizzat Anayasanın çok kesin hükümlü 148. Maddesini çok açık biçimde ihlal ettiği zaman bunun yaptırımı falan yok; sineye çekmek zorundasın. Zaten, artık kendi girdiği yoldan kendisi de ürktüğü için değil midir, paket konusunda herkesi şaşırtan (ve HSYK, Yargıtay ve CHP’yi çıldırtan) çok acayip bir karar vermesi? (bkz. A. Aktar, Taraf, 12.07,10).

3) Ayrıca çok önemli hükümler var pakette: a) Pozitif ayrımcılık: Dezavantajlı gruplar için alınacak tedbirler eşitliğe aykırı sayılmayacak; b) Kişisel verilerin korunması anayasal güvenceye alınıyor; c) Kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanınıyor; sendikalara yasaklar azalıyor; d) Ombudsmanlık geliyor; e) Partisi kapatılan mv’nin TBMM üyeliği düşmeyecek; f) Askerler bazı suçlar için sivil yargıda yargılanacak, siviller savaş dışında askerî mahkemede yargılanmayacak, Genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları Yüce Divan’da yargılanacak; g) 12 Eylülcülerin yargılanmasını önleyen Geçici 15. Madde kalkıyor (R, 09.07.10).

Kürt sivil toplumu muazzam

Türk sivil toplumunun işi o kadar zor değil; batıda belli bir demokrasi var. Doğuda ise tam bir ‘mengene’: Hem Kürt haklarını savunacaksın hem de “nereden gelirse gelsin” şiddete karşı çıkacaksın. Bir düşünün ki şarkıcı Rojin, TRT-Şeş’te program yaptı diye bölgede dışlanıyor; Nusaybin’de konser veremiyor (Milliyet, 16.06.10). Buna rağmen, Kürt sivil toplumu kahramanca desen hiç de abartma olmayacak bir iş yapıyor: “Her türlü operasyonlar durmalı, PKK eylemsizlik kararı almalıdır” diyor. Diyarbakır’da 99 STÖ’yle başladı (R, 29.06.10), zincirleme reaksiyon halinde bütün doğuyu sardı: Batman’da 83 örgüt (R, 29.06.10), Mardin’de 45 ve Urfa’da 44 (R, 30.06.10), Van’da 60 (R, 02.07.10), tekrar Mardin’de 43 ve Hakkari’de 45 (R, 03.07.10), Urfa Siverek’te 17 (R, 07.07.10), tekrar Van’da 40 örgüt (R, 12.07.10), son olarak D-GD Anadolu’dan 17 baro başkanı (R, 12.07.10).

Unutmayalım: Bu bildiriler, sadece insanlardan kan damlarken değil, askerin ağzından da “kan” sözleri çıkarken yayınlandı: İlker Başbuğ, Star TV’de U. Dündar’ın çanak sorularını cevaplarken (05 Temmuz), aynen seleflerinden Kenan Evren gibi “Türk kanı taşımak” tan bahsetti (bkz. www.tsk.tr; bütün devlet kuruluşlarında yer alan “gov.”un burada olmaması ilginç).

Bildiriler ne diyor?

Peki, nedir bu bildirilerin anlamı? İspanya’da ETA’nın şiddeti sürdürmesine karşı Bask esnafı ne yaptı ve yapıyorsa, Kürt STÖ’ler de onu yapıyor. Her ikisi de kan banyosunun durmasını, normal hayatın ve ticaretin başlamasını istiyor. Bu kadar basit. Bizimkilerin olağanüstülüğü şurada ki, İspanya farklı kimliklere saygı göstermek açısından dünyanın en ileri ülkesi. Bir de bizi düşünün, bizim STÖ’lerin ne büyük iş yaptığını o zaman görürsünüz.

Not: Bizim devlet hâlâ Ani’ye Anı, Ahtamar’a Akdamar deyip güya Türkleştiriyor. Ermeni kilisesinde yılda 1 gün ayin iznini lütuf sayıyor. TRT’de Ermenice sözlü “Buruk Acı”yı söyletmiyor (R, 12.07.10). Şu anda bir de Ermeni patrik seçimlerini yasaklıyor (M. Esayan, Taraf, 05.07.10). Bunlar olurken, Gazetevan.com’un haberi: Türkçe, Kürtçe, İngilizce, Farsça yayın yapan yerel Van Times’ın sahibi Aziz Aykaç, 19 Eylülde ayin için her yerden gelecek 6000 Ermeni’yi evlerde konuk edecek. O gün de gazetesini Ermenice basacak. Bu iş Beyoğlu’nda olmuyor, Van’da oluyor, Van’da! Asıl ona helal olsun, bu tek kişilik STÖ’ye!

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.
ugur erhan kullanıcısının resmi

Mastarverita,
.
Baskın hocanın yazısının yarısı yok. Silip tekrar yüklerseniz iyi olur.
.
Uğur Erhan

ugur erhan kullanıcısının resmi

Baskın Oran'ın yazısı yeni yazılar bölümünde duruyordur. Yazı yarım olduğu için anasayfadan tamamı ekleninceye kadar tarafımca kaldırılmıştır.
.
Uğur Erhan

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

yaban: Neden agır açıyor bu site bilen vamı
ugur erhan: site ağır ağebey sınıfına girdi ya belki de ondandır ağır açılması))))
masterverita: test
ugur erhan: masterverita sanırım bir test çözeceğiz ama testi sorularını vermemişsin))))))
ugur erhan: bu arada eski yazılanlar sıcaktan buharlaşıp uçtular mı?
NautilusPro: bEN DAHA FAZLA TEST İSTEMİYORUM
NautilusPro: büyük olmuş kusura bakmayın )
Kerim baydak: bu ne ya bazı yazılar ekleniyor bazıları eklenmiyor
masterverita: hangi yazilar buradan bildiirn, herkes tatil havasinda gozden kacan olabilir
ugur erhan: bu aralar biraz işim var site ile pek ilgilenemiyorum.
ugur erhan: Bende farkındayım anasayfaya alınmayan bazı yazılar var.
ugur erhan: Ben sadece kendi yazımı anasayfaya alıyorum, belki diğer arkadaşlara haksızlık oluyor ama
ugur erhan: şimdiye kadar yaptığım çalışmanın bir kıyağı olsun bu bana)))))))
Kircicegi: yine gec kaldim
ugur erhan: neye geç kaldın kırçiçeği
Kircicegi: yazi düzenlemeye:9
ugur erhan: aman boş ver zaten yazı gelmiyor ve gelenlerlede kimse ilgilenmiyor site kendi kendine yuvarlanıyor gidiyor işte
Kircicegi: ben yazmak istiyorum ama Tezimi hazirliyorum 5 haftam kaldi ancak biter
Kircicegi: bittince bol bol yazarim
Kircicegi: yine reklam da yaparim
ugur erhan: kolay gelsin umarım tez konusunda başaraılı olursun
ugur erhan: bir tezim bile olmadı)))))))
Kircicegi: insallah olursam uluslar arasi egitmenim
Kircicegi: tüm dünya da yardim kuruluslari arasinda
Kircicegi: söz sahibyim o zaman cünki diplomayi berlin verecek
ugur erhan: tezin geçerse bunu ıslatırız artık
ugur erhan: bir kova su ile))))))
Kircicegi: benim tez aralikda belli olur canin sagolsun ne istersen
Kircicegi: ben icmem icki ama sana ismarlarim
Kircicegi: niyetli degiliz galiba
ugur erhan: canım bende her zaman içeceğim diye bir şey yok.
ugur erhan: yok ben oruç tutmuyorum
Kircicegi: ben tuttuyorum
ugur erhan: ne güzel inançlarını yaşayacaksın
Kircicegi: olsun söyle bir sarköy sarapina hayir demezsin herhalde
ugur erhan: oooffffffff ne biçin gider hem de
Kircicegi: tamam bitsin tezim söz özelden adres bildirirsin getririm
Kircicegi: ya da gönderirim
ugur erhan: şarabın yanında et yerler genelde ama ben et yemeyenlerdenim
ugur erhan: vejeteryan değilim ama
Kircicegi: sende ne yemek istersen onu yersin sorun degil ki
ugur erhan: sen geç de onların hepsi hal olur
Kircicegi: neyse benim cikmam lazim treni kacircam yoksa tekrar
Kircicegi: görüsmek dilegi ile
Kircicegi: kendine iyi bak
ugur erhan: ok
ugur erhan: hoşçajakl
ugur erhan: ama yazdım iyimi?
Kircicegi: sende
Kircicegi: olsun ben anladim
ugur erhan: ok
AYKIZ: aaaaaaaaay.nihayet gelebildim....
AYKIZ: kırçiçeği-Uğur Erhan , Serdar Bey, Suat bey..merhaba...
AYKIZ: yönetime bi mesaj atmıştım-dikkate almayınız..buldum nihayet şifremi-geldim işte.)
AYKIZ: sağım şimdilik-hele şu referandum "hayırlı"sıyla bitsin de daha sık gelmeye çalışacağım...
AYKIZ: sadece seçim hazırlıkları yüzünden yine yoğunum-ve bağımsız yargı yoktu ya hepten yokolacak kaygısından uykula
AYKIZ: rım gitti yine-dönem dönem uykusuz kalırım da-bu aralar daha fazla oldu işte..hayır çıksın-azıcık kendime ve sitelerime zaman
AYKIZ: ayırabileyim...evette daha da farklı sorunlar olacak-onlarla uğraşmalıyım o zaman...beni unutmayanlara sevgi ve selamlar.
ZuhalVoigt: Merhaba Aykız, son zamanlarda ben de pek yoktum, yaz dolayısile
ZuhalVoigt: Sizi gördüğüme sevindim. İşlerinizin yoğunluğu azaldığında daha sık görüşmek ümidiyle.
AYKIZ: merhaba Zuhal hanım , ne güzel..tam kapatacaktım-bir de fotoğraflayayım dedim sayfamı
AYKIZ: ben de çok sevindim sizi görünce...sevgilerimle..umarım her şey yoluna girer-çok çıktı çok...hayırlısı )
AYKIZ: size ve tüm dostlara sevgi ve selamlarımla.
ZuhalVoigt: "Hayır" lısı)) Benden de çok sevgi ve selamlar
AYKIZ: )) iyi geceler dileğimle.hoş ve sağlıkla kalın emi.
ZuhalVoigt: İyi geceler. Siz de aynen..Görüşmek üzere..
AYKIZ: Serdar bey teşekkürler..anımsayabilmiş ve düzeltmiştim girip.) sağolun..
Kircicegi: merhaba aykiz aramiza ne güzel bir dönüs bu
Kircicegi: sevindim valla
yaban: abooo sevinenler bir arada bende sevindim ))
AYKIZ: Kırçiçeği sağol..ooooy.Yaban da sevindi..sağol yaban.teşekkürler.
yaban: selam dostlarımı yakaladım ne?
yaban: kır çiçegi selam nasılsın uzun zamandan beri
Kircicegi: valla dostunu bilmemde yaban iyiyim arkkadasim
Kircicegi: dogru uzun zamandir görüsemiyoruz cünki senin
Kircicegi: özel mesajlara verecek vaktin yok sanirim
Kircicegi: ama iyiyim belirli bir süre daha böyle sürecek haril haril tezimi
Kircicegi: hazirliyorum
Kircicegi: Sevgiyle
yaban: hadi bakalım çok çalış kırçiçegi