Hakan Kızılay günlüğü
Sizin iyiliğiniz için...
Demokrasi "havarilerimiz" neden suskun, anlamakta güçlük çekiyorum. Oysa ortada "eksik, kusurlu, hatalı, yetersiz demokrasimizin" karakterini çırılçıplak ortaya koyan bir "yasa" var. "Sigara yasağı yasası."
- 1 yorum
- 951 okunma
Beşiktaş'ın Kalesindeki Hakan !
İlk yarı bittiğinde bütün Beşiktaşlılar derin bir "oh!" çekmiştir. Beşiktaş Fenerbahçe'ye rahmet okutacak bir futbol sergilemenin ötesinde anlamlı bir çaba da ortaya koyamadı. Fenerbahçe'yi seyrederken hiç yoktan Aykut Kocaman'ın kafasında bir plan olduğunu ancak bu planı hayata geçirecek bir kadroya sahip olmadığını görebiliyordunuz. Beşiktaş'ta ise bir plan dahi yoktu.
- Yeni yorum ekle
- 29 okunma
Direkten Dönen Kocaman Fenerbahçe!
Eğer BSC Young Boys takımının biraz becerikli bir santraforu olsaydı Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe serüveni ilk resmi maçta çok ciddi bir darbe alabilirdi. Yeni bir Sigma Olomouc faciasından Fenerbahçe'yi önce direkler sonra da kalecisi Volkan korudu.
- Yeni yorum ekle
- 17 okunma
Bugün de ölmedim anne...*
Ruhumda hicran yarası...
Ruhumda binlerce kurşun yarası...
Usanmadan kılınan cenaze namazlarından, ağıtlardan, sloganlardan, yalanlardan, riyadan bıkmadığımız aşikar.
Bir toplumu anlamak için bakılacak özelliklerden birisi "sorun çözebilme kabiliyetidir." Uzmanlar "sorun çözme kabiliyeti için toplumların sorun çözme araçları ağına sahip olması gerektiğini söylüyor.
- Yeni yorum ekle
- 192 okunma
Çin'in Atağı Devam Ediyor: Sırada Almanya var!

Çin Başbakanı Wen Jiabao başkanlığındaki Çin heyeti ve Almanya Başbakanı Angela Merkel başkanlığındaki Alman heyeti arasındaki görüşmeler Çin'in başkenti Beijing'de bugün başladı.
- Yeni yorum ekle
- 26 okunma
Çin'den Sırbistan'a Köprü

Çin’in stratejik, çok yönlü, dinamik ve ezber bozan diplomasisi tüm yalınlığı ve etkililiği ile uygulanmaya devam ediyor.
Çin Ulusal Halk Kongresi Başkanı Wu Bangguo dün Sırbistan’da altı tane yeni anlaşmaya imza atarken geçen Ağustos ayında (2009) Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç’in Çin’e yaptığı ziyarete hem yanıt vermiş oldu hem de ikili ilişkileri daha da sağlamlaştırdı.
- Yeni yorum ekle
- 214 okunma
Çin Yerel Demokrasi İçin Fransa'da

Wu Bangguo (soldan 2.) Çin Ulusal Halk Kongresi Yürütme Komitesi Başkanı,
13 Temmuz 2010 tarihinde Marsilya’da (Fransa) Fransa Senatosu Başkan Yardımcısı ve
Marsilya Valisi Jean-Claude Gaudin ile görüştü. (Xinhua/Zhang Duo)
- Yeni yorum ekle
- 44 okunma
Çin-Tayvan Ekonomi, Ticaret ve Kültür Forumu
.jpg)
Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri Hu Jintao,12 Temmuz 2010 tarihinde Çin’in başkenti Beijing’de Kuomintang
(Xinhua/Lan Hongguang)
Haber:
Wu, güneydeki Guangzhou şehrinde Pazar günü sona eren altıncı Çin-Tayvan Ekonomi, Ticaret ve Kültür Forumu’na katılmak için Çin’i ziyaret ediyordu.
- Yeni yorum ekle
- 242 okunma
Bankaya parmak
Ne yapacağımızı şaşırdık. Teknolojiden yararlanmak konusunda ne yapacağımızı gerçekten şaşırdık. Sonunda öylesine güvenli bir teknolojiye geçtik ki sormayın gitsin. Artık bankamatikte şifre mifre yok, doğrudan gidip işi parmak ile halledeceğiz. Teknolojinin adı belli oldu:Bankaya parmak!
- 3 yorum
- 274 okunma
Tatil hesabı
Cuma Hesabı kesemedim ama Tatil Hesabı kemeyi becerdim
Savaş ve Barış/Mezopotamya …"kimlerin savaştan nemalandığını görün artık" diyor Mezopotamya. Yazıdaki naiflik çok hoş ancak bu gök kubbe altında yeni bir şey söylemiyor. Mesela BDP'den şöyle bir ifade duyacak mıyız? "Biz bu ülkeden/vatandan/yurttan ayrılmak; kopmak; yad olmak istemiyoruz. Tersine biz bu ülkenin her bir santimi için politika üretmek, birlikte zenginleşmek, mutlu olmak istiyoruz. Ancak bu ülkedeki devlet - yurttaş ilişkisi çarpıktır. Bu ülkede devlet, sadece Kürde değil, Aleviye, fakire, emekçiye, köylüye,engelliye, iktidardan olmayana karşı ayrımcılık yapmakta, hayatı yaşanılmaz kılmaktadır. Biz bu ülkenin eşit ve onurlu vatandaşları olmanın doğal ve uygulanır bir hak olmasını istiyoruz. Bu ülke yurttaşı olarak doğduk bu ülke yurttaşı olarak öleceğiz. Biz istiyoruz ki bu ülke vatandaşı olmak demek bizi biz yapan bütün özelliklerimizin başkalarının hakkına saygı duyarak yaşamak ve geliştirmek olsun. Devletin tüm yurttaşlarına eşit mesafede kalmasını ve destek olmasını istemek dışında bir talebimiz yoktur."
- Yeni yorum ekle
- 91 okunma
Bugün herkes sussun...
Bugün herkes sussun.
Ben dahil.
Bugün devrilen o gencecik başakları kucaklayalım.
Bugün kimse kimseye "açıklama" yapmasın.
Ben dahil.
Bugün yasımızı tutalım.
Anne ve babalarının yasının yanında hiç bir anlamı olmasa da.
Bugün...her gün gibi değil.
Bugün çok acı.
Bugün en çok bugün akla ihtiyacımız olan gün.
Ben dahil.
- 1 yorum
- 399 okunma
Cuma hesabı
Doğrudan yazıları yorumlamaya başlıyorum.
Mezopotamya. Kürtlerin Kaderi.
Yazının ana fikri bence bu cümle:
“türkiyenin en önemli sorunlarından biri kürt sorunudur ve bu operasyonlarla değil diplomasiyle, sorunun asıl muhattaplarıyla çözülecek bir meseledir bunu unutmamalıyız.”
- 8 yorum
- 512 okunma
Cuma hesabımızı çıkaralım...
Elimden geldiğince bu haftanın cuma hesabını çıkarmaya çalışacağım...
Kerim Baydak, yazılarını okurken bazen gelip bir yumruk boğazıma oturur. Bir sonraki cümleye gidemem. O kadar yalın ve düz anlatır ki "umudunu". Gene öyle yapmış. Yalın ve yalvaç bir usulde 2010 yılında "orada" bir Adıyaman'ın var olduğunu, doktorsuz olduğunu, çaresiz olduğunu ama asla ümitsiz olmadığını anlatmış. Vurmuş kalbime girmiş. Ben de Prof. Dr. Mahmut Durmuş'un performansını yakından takip edeceğim; farz oldu!
- 4 yorum
- 446 okunma
Onverita'da Cuma hesabı
Eskiden İstanbul’da esnaf Cuma günleri hesap kapatırmış. Esnafın kalfası ya da oğlu alacakları toplamaya çıkarmış. Yani Cuma günü hesap günüymüş. Ben de buradan hareket ederek bu hafta Onverita'da kim ne yazmış, bende ne kalmış onun hesabını çıkarmaya karar verdim.
- 4 yorum
- 434 okunma
Pasif Eylem ve Gazze
Gazze'ye yardım götüren konvoya yapılan İsrail ordusu tarafından yapılan baskında on altı kişinin öldürüldüğünü (şu saate kadar açıklanan sayı) duyunca ne kadar üzüldüğümü anlatamam. İlk baskın anına ait görüntüleri görünce ise yaşanan saçmalığı insanımıza anlatmanın zorluğunu düşündüm.
Ortada çok iyi anlaşılması gereken bir durum var: Müslüman dünyası pasif eylemin mantığından ve etki gücünden bihaber ya da haberdar ama prim vermiyor.
- 2 yorum
- 636 okunma
Vielen Dank, Herr Uwe Dieter Herrmann!
Haberi bir kaç kez okudum. Hürriyet gazetesinin internet sitesinde şu başlıkla yer alıyor: "Alman turistin organları 6 kişiye hayat verdi."
Türkiye'de organ nakli için bekleyen onlarca insana kardeşleri "tırnaklarının ucunu" dahi vermezken bir Alman turistin eşi müthiş bir insanlık dersi vermiş: 6 yurttaşımızın hayatını kurtarmış. Açıkçası günün manşetinin yazımın başlığı olması gerekirdi.
- 9 yorum
- 735 okunma
Türkiye 2016'yı alır mı?
Diğer rakip ülkelere bakınca (İtalya ve Fransa) 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın çantada keklik olduğunu düşünebilirsiniz. Hem Fransa hem de İtalya futbola doymuş ve bu şampiyonayı daha önce gerçekleştirmiş ülkeler. Türkiye ise futbola aç (!) ve henüz bir şampiyona düzenleyememiş durumda. New York Times'da çıkan ve lehimizde olan yazıda (Bkz. Hürriyet gazetesi web sitesi) "tek eksiğimiz" olarak "ulaşım", tek eleştiri olarak da Sarkozy'nin Türkiye'nin büyük kısmının Asya'da olması eleştirisinden bahsediliyor.
Oysa yazı çok ciddi bir başka eksiğimizden hiç dem vurmamış: Spor seyircimizin ve spor seyretme kültürümüzün olmayışı.
- Yeni yorum ekle
- 500 okunma
Milli Takım'ın ABD kampı doğru mu?
Guus Hiddink'li A Milli Takım'ın ABD kampını sorgulamak gerekiyor.
Soru 1: ABD doğru seçim mi?
Değil. Çünkü ABD çok uzak, yorucu ve futboldan uzak bir ülke.
Soru 2: Maç yapılacak ülkeler doğru seçim mi?
Bu da doğru değil. Çünkü Euro 2012 elemelerinde oynayacağımız takımlar açısından sadece Çek Cumhuriyeti bir anlam taşıyor. Kuzey İrlanda ve ABD başka bir futbol anlayışının temsilcileri.
- 1 yorum
- 239 okunma
Kılıçdaroğlu'nun sabrı
Önce bazı gerçekleri hatırlayalım:
* Kemal Kılıçdaroğlu 62 yaşında. Deniz Baykal ise 72 yaşında.
* Önümüzdeki genel seçimleri de hesaba katarsak Deniz Baykal-eğer Kurultay'da genel başkan olmayı kabul ederse- 5.kez genel başkan olarak bir genel seçime girecek.
* Deniz Baykal ilk dördünü (1995; 1999; 2002; 2007) kaybetti. 1999 CHP barajı da aşamadığı için Meclis'e giremedi.
* Siyasi Partiler Yasası'na göre Türkiye Cumhuriyeti'nde bir siyasi partinin içinde kimin ne olup olmayacağına Genel Başkan karar verir. Kim üye, kim delege, kim ilçe başkanı vb. Tam anlamıyla anti demokratik bir yapı söz konusudur.
* Mevcut durumdan bütün seçilmiş krallar/genel başkanlar memnundur.
* Siyasi parti içinde "siyaset yapmaya" karar veren kişilerin genel başkanın (istifa etmiş olsun olmasın!) iki dudağı arasından çıkacak söze boyun eğeceğini kabullenmiş olması gerekir.
* Buna karşı çıkanın partiden atılması kaçınılmazdır. Yada kendi isteği ile ayrılıp yeni bir parti/ yeni bir krallık kurması kaçınılmazdır.
- 3 yorum
- 375 okunma
Skandal, pozitif ayrımcılık ve parti içi demokrasi
Bu ülkede siyaset; daha başka bir çok alan gibi ne yazık ki, biz; orta yaş ve orta yaş üstü erkeklere mahsus bir alan olarak görülegelmiştir. Nüfusun geri kalanı bu alanda ya figüran ya da içi boşaltılmış birer simgedir. Yaşanan son olay bu tespitimizi doğrulamanın ötesinde daha başka olumsuz bir çok hükmün güçlenmesine destek olacaktır.
- Yeni yorum ekle
- 155 okunma
Sonucu belli...
Türkiye bu mudur?
Maç oynanmadan kazananı bilinen ülke midir?
Oylamaya geçilmeden sonucu öğrenilen ülke midir?
Türkiye bu mudur?
Belki budur, belki de değildir.
Ama sanki budur.
- Yeni yorum ekle
- 253 okunma
Samsun'da öldürülen polisler
Milliyetçi kesimi bir kenara koyarsak Samsun'da öldürülen polislerle ilgili olarak "çıt" çıkmıyor. Olayı soğukkanlılıkla değerlendiriyoruz anlaşılan. Hımm evet iki polis...Öldürülmüş...Hımm evet devriye geziyorlarmış...Pusu kurulmuş...Evet şimdi bunlar için yazı yazsak...Hımm evet...
Olayla ilgili olarak komplo teorileri dünden hazır zaten: Ergenekonik bir yapı, Samsun'lu o kendini bilmez kışkırtıcıya gaz veriyor; o kıt akıllı ve dar kafalı gidip Ahmet Türk'e yumruk atıyor; BDP'de zaten hazırda bekleyen ve konuşma şehvetiyle yanıp tutuşan kendini bilmezlerden biri " Sadece Samsun'da değil Diyarbakır'da da deli var!" diyor; o Ergenekonik yapı pusu kurup polisleri öldürtüyor. Doktor Watson burada bu cinayetlerin olmasını sağlayan kritik nokta neresidir?
- 1 yorum
- 1194 okunma
Birlikte müzik yapmak
Onverita gibi blog platformlarının geleceğinin ne olacağını bilemiyorum; ancak bu tür bir blog platformun uzun soluklu olması için birlikte müzik yapanlar gibi davranabilmesi gerektiğini düşünüyorum. (Yoksa, iflah olmaz bir dayatma yazısı mı yazacağım yoksa!) Birlikte müzik yapmak mı? Birlikte müzik yapanların çoğu birbiriyle kanlı bıçaklı değil mi zaten?. Koskoca Beatles (Beatles kim mi? Bre cahil nedamet getirip, aç wikipedia'yı oku çabuk. ) bile en sonunda birbirine selam vermez olmadı mı? (Yüce Tanrım insanoğluna "samimiyeti" neden bu kadar kıt sundun; yoksa bu kadarı bile ona fazla mı?)
- 13 yorum
- 572 okunma
Diyebilmek...
Samsun'daki kendini bilmez kışkırtıcının saldırısından sonra Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir gibi "Deli sadece Samsun'da yok, Diyabakır'da da var" demek yerine "demokrasi yolundan bizi çıkarmak için yapılan bu saldırılar bizim bu yola daha çok inanarak baş koymamıza neden oluyor; demokrat sadece Diyarbakır'da yok Samsun'da da, Ankara'da da var" diyebilmek...
- Yeni yorum ekle
- 334 okunma
Kendini bilmemek
Delfi'deki Apollon Tapınağı'nın kapısında "Kendini Bil" yazdığına dair kimsenin şüphesi olmasa da bu sözün kime ait olduğu belirsiz. Kendini bilmemek hususunda pek bir mahir olan insanoğlunun açık yarasına dokunan bu sözün sahibi olarak Eflatun ve Sokrat dahil olmak üzere eski Yunan'ın neredeyse bütün ağa babaları işaret edilmektedir: Hepsi söylemiş olabilir.
İnsanın ahkam keserliğinin sınırsızlığının, ukala dümbelekliğinin rahatlığının, gözünü bürüyen hırsın haşmetinin, kızgınlığının bütün hatırları doğrayan keskinliğinin, kibrinin kolayca Kaf dağını aşarlığının, şehvetinin bütün bağları bir anda kül eden korunun, yalancılığının mumunun hiç bir vakit sönmemesinin nelere yol açabileceğini gören kadim bir beynin -belki gelecekte işlerin daha da kötüye gideceğini tahmin ederek- Apollon Tapınağı'nın kapısına bu sözü kazıttırdığını düşünebiliriz.
- Yeni yorum ekle
- 669 okunma
İki dil bir bavulda
İki dil bir bavul "iyi bir film" ama "çok iyi bir film" değil. Ve mutlaka seyredilmeli.
İyi bir film çünkü, bir filmin iyi olması için gereken bir çok öğeye sahip: iyi bir fikir, sağlam bir akış, "el değmemişlik; gün yüzü görmemişlik", akılcılık, "olabildiğince nesnel bir yansıtma, filmin tüm yapısına sinen samimiyet duygusu vb..
Ama "çok iyi bir film" değil.
- Yeni yorum ekle
- 544 okunma
Onverita için Ergun Özbudun ile Anayasa Röportajı
- Yeni yorum ekle
- 697 okunma
Nefes...
İyi bir sinema filmini nereden anlarsınız?
- Yeni yorum ekle
- 1792 okunma
Yaşamayı düşünmek
"Yaşam yoruyor" diyoruz ya külli yalan; yaşamın bizi yorduğu falan yok! Kendi kendimizi yoruyoruz. Yaşama dair bol bol ukalalık edip durmanın ötesinde anlamlı bir tercihte bulunan insanı çok az gördüm. Tanıdım. Çok büyük bir çoğunluğun -ben dahil- basit, çok kolay terk edilebilir, içi boş, maskelemeye yarayan, üstüne iyi düşünülmemiş, yavan, düşmanı veya rakibi olmadan anlam kazanmayan tercih, hedef , düşünce ve inançları var. Burada kimseyi suçlamadığımı Ahmet Altan gibi yazayım, sadece tespit yapmaya çalıştığımı belirtmeliyim.
Çevremdeki (uzak ve yakın) insanları daha bir alıcı gözle inceleyince çok büyük bir çoğunluğun; iki, üç kişi hariç hayatı üzerine doğru dürüst düşünmediğini, düşünmediği için de kalıplar, klişeler, demogoji, yürek çöküntüsü, yüzeysellik, katı bir ideoloji ve fasit daire içinde kısılıp kaldıklarını görüyorum.
Boğucu,yorucu, ruh arsanızı istimlak edici bir durum bu.
- 4 yorum
- 584 okunma
Kerpiç kerpiç üstüne yıkıldı
Nereye aitti o görüntüler?
Hangi geri kalmış ülkedeydi o evler?
Ya o kurtarma çalışmalarına ne demeli?
Ne kadar ilkel!
Ne kadar Haiti!
Neydi o türkü?
Kerpiç kerpiç üstüne kurdum binayı...
...
Adı neydi bu ülkenin?
Türkiye!
Yıl kaç, yıl?
2010.
Bu ülke çağ atlamamış mıydı?
Evet, bir kere de değil; bu ülke kaç defa çağ atladı.
...
Başbakan ne dedi?
Kerpiç.
İnşaat Mühendisleri Odası ne dedi?
Kerpiç.
Muhalefet ne dedi?
O da kerpiç dedi.
Yani?
Kerpiç.
Hem ker hem piç.
...
Bu sene İstanbul'da deprem olur mu?
Bilmem olur mu?
İstanbul'da kerpiç ev var mı?
Yok, yoktur herhalde.
Ya varsa?
Yoktur.
Deprem olunca başbakan ne diyecek?
Beton!
İnşaat mühendisleri odası?
Beton!
Muhalefet ne der?
O da beton der!
...
Nasıldı o türkü?
Kerpiç kerpiç üstüne kurdum binayı...
- 2 yorum
- 998 okunma



13 saat 22 dak önce
14 saat 15 dak önce
18 saat 46 dak önce
18 saat 59 dak önce
21 saat 2 dak önce
22 saat 8 dak önce
23 saat 42 dak önce
1 gün 11 saat önce
1 gün 13 saat önce
1 gün 13 saat önce