Akıl denilen meczup!

Newsweek'teki yazıyı sonuna kadar okuyunca bir kez daha şunu anladım; aklımıza "güvenmek" konusunda her daim çok dikkatli olmalıyız. Ve akıl denilen -tembelleşme eğilimi en yüksek organımızı- sürekli olarak uyanık tutmalıyız. 

Erwann Michel-Kerjan ve Paul Slovic isimli iki araştırmacı "felaketler ve insan davranışı" üzerine yapılmış araştırmaları incelemişler. Birisi OECD'de diğeri ise bir düşünce kuruluşunda  çalışıyor. Bu yazıyı onlara yazdırtan birinci bulgu 1970'den sonra tespit edilen dünya çapındaki felaketlerin özellikle 2001 yılından sonra gösterdiği artış. Diyebilirsiniz ki bu "hepimiz için malum!"

 

Ancak bu uzmanlar buradan yola çıkarak şu sorunun  peşine düşmüşler: "İnsanlar neden bu felaketlerden bu kadar çok zarar görüyor?"

 

Birinci bulgu şu: İnsanlar afetlerin kendi başlarına gelebileceğini düşünmüyor! İnsanı ister istemez acı acı gülümseten bir bulgu.

Şu tür konuşmalar -özellikle İstanbul'da- her yerde geçmektedir:

(Mesela aynı sokakta karşılıklı binalarda oturan iki komşu.)
- Sizin evin deprem raporu var mı?
- Olmaz mı?
- Sağlam yani?
- Tabii ki. Zaten bizim binayı yapan müteahhitin dayısının kızının torunu da bizim binada oturuyor. Sağlam olmasa...Sizinki?
- Bizim binada müteahhitin hiç bir yakını oturmuyor hatta geçen yıla kadar müteahhitin amcasının kuzeninin kayınbiraderi oturuyordu o da taşındı.
 

İkinci bulgu şu: İnsanlar başkalarının talihsizliğinden ders çıkarmıyor! Bir de biz bunun Türkiye'ye özgü olduğunu düşünürdük meğer küreselleşmiş bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyaymışız. Mesela ABD'de Katrina kasırgasından dokuz ay sonra ABD'nin kıyı bölgelerinde yapılan bir arştırmada insanların %85'inin yeni bir kasırgaya karşı önlem almadığı ortaya çıkmış. (Burada elbette insanların maddi gelirinin yetersiz olması da onları tedbir almaktan alıkoyuyor. Ancak bu bile on kişiden birinin tedbir almasını açıklamaya yetmez.)

 

Üçüncü bulgu ise şu: İnsanlar afetlere ilişkin istatistiklerin anlamını tam kavrayamıyor! Şu kavrama kelimesi ile çağdaş insan arasında zıt yönlü bir ilişki olduğunu düşünmeye başladığımdan beri benim mottom şu olmuştur: Bir insan ne kadar çağdaş ise o kadar kavramaz! Dolayısıyla bu üçüncü bulgu beni çok şaşırtmadı. 

 

Bu üç bulgunun toplamından çıkan ders ise şu: "akıl denilen meczuba" güvenme; onu sürekli denetle, sorgula, sana sunduğu çıkarımları didik didik et,  "aklım var bana yeter deyip" yan gelip yatma! Çünkü nedeni tam olarak bilinmese de 1970'den ve özellikle 2001 yılından sonra yeryüzündeki çok büyük felaketler yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecek. Günlük yaşamımızı sürdürürken bize yardım eden aklın "hayatta kalmamız" için çok daha eleştirel bir yaklaşımla kullanılması şart.

 

 

 

 

 

 

 

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.
ugur erhan kullanıcısının resmi

Bizim binada da mütehatin ne akrabası, ne kızı, ne de kendisi oturuyor. Ama bizim bina deprem riski sıfır olan bir bölgenin kayalıkları olan bir yerde. O yüzden deprem bana uzak. Son beş yıldan beri deprem ile hiç bir söylentiye takılmıyorum.
.
Saygılar. Uğur Erhan

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

yaban: Neden agır açıyor bu site bilen vamı
ugur erhan: site ağır ağebey sınıfına girdi ya belki de ondandır ağır açılması))))
masterverita: test
ugur erhan: masterverita sanırım bir test çözeceğiz ama testi sorularını vermemişsin))))))
ugur erhan: bu arada eski yazılanlar sıcaktan buharlaşıp uçtular mı?
NautilusPro: bEN DAHA FAZLA TEST İSTEMİYORUM
NautilusPro: büyük olmuş kusura bakmayın )
Kerim baydak: bu ne ya bazı yazılar ekleniyor bazıları eklenmiyor
masterverita: hangi yazilar buradan bildiirn, herkes tatil havasinda gozden kacan olabilir
ugur erhan: bu aralar biraz işim var site ile pek ilgilenemiyorum.
ugur erhan: Bende farkındayım anasayfaya alınmayan bazı yazılar var.
ugur erhan: Ben sadece kendi yazımı anasayfaya alıyorum, belki diğer arkadaşlara haksızlık oluyor ama
ugur erhan: şimdiye kadar yaptığım çalışmanın bir kıyağı olsun bu bana)))))))
Kircicegi: yine gec kaldim
ugur erhan: neye geç kaldın kırçiçeği
Kircicegi: yazi düzenlemeye:9
ugur erhan: aman boş ver zaten yazı gelmiyor ve gelenlerlede kimse ilgilenmiyor site kendi kendine yuvarlanıyor gidiyor işte
Kircicegi: ben yazmak istiyorum ama Tezimi hazirliyorum 5 haftam kaldi ancak biter
Kircicegi: bittince bol bol yazarim
Kircicegi: yine reklam da yaparim
ugur erhan: kolay gelsin umarım tez konusunda başaraılı olursun
ugur erhan: bir tezim bile olmadı)))))))
Kircicegi: insallah olursam uluslar arasi egitmenim
Kircicegi: tüm dünya da yardim kuruluslari arasinda
Kircicegi: söz sahibyim o zaman cünki diplomayi berlin verecek
ugur erhan: tezin geçerse bunu ıslatırız artık
ugur erhan: bir kova su ile))))))
Kircicegi: benim tez aralikda belli olur canin sagolsun ne istersen
Kircicegi: ben icmem icki ama sana ismarlarim
Kircicegi: niyetli degiliz galiba
ugur erhan: canım bende her zaman içeceğim diye bir şey yok.
ugur erhan: yok ben oruç tutmuyorum
Kircicegi: ben tuttuyorum
ugur erhan: ne güzel inançlarını yaşayacaksın
Kircicegi: olsun söyle bir sarköy sarapina hayir demezsin herhalde
ugur erhan: oooffffffff ne biçin gider hem de
Kircicegi: tamam bitsin tezim söz özelden adres bildirirsin getririm
Kircicegi: ya da gönderirim
ugur erhan: şarabın yanında et yerler genelde ama ben et yemeyenlerdenim
ugur erhan: vejeteryan değilim ama
Kircicegi: sende ne yemek istersen onu yersin sorun degil ki
ugur erhan: sen geç de onların hepsi hal olur
Kircicegi: neyse benim cikmam lazim treni kacircam yoksa tekrar
Kircicegi: görüsmek dilegi ile
Kircicegi: kendine iyi bak
ugur erhan: ok
ugur erhan: hoşçajakl
ugur erhan: ama yazdım iyimi?
Kircicegi: sende
Kircicegi: olsun ben anladim
ugur erhan: ok
AYKIZ: aaaaaaaaay.nihayet gelebildim....
AYKIZ: kırçiçeği-Uğur Erhan , Serdar Bey, Suat bey..merhaba...
AYKIZ: yönetime bi mesaj atmıştım-dikkate almayınız..buldum nihayet şifremi-geldim işte.)
AYKIZ: sağım şimdilik-hele şu referandum "hayırlı"sıyla bitsin de daha sık gelmeye çalışacağım...
AYKIZ: sadece seçim hazırlıkları yüzünden yine yoğunum-ve bağımsız yargı yoktu ya hepten yokolacak kaygısından uykula
AYKIZ: rım gitti yine-dönem dönem uykusuz kalırım da-bu aralar daha fazla oldu işte..hayır çıksın-azıcık kendime ve sitelerime zaman
AYKIZ: ayırabileyim...evette daha da farklı sorunlar olacak-onlarla uğraşmalıyım o zaman...beni unutmayanlara sevgi ve selamlar.
ZuhalVoigt: Merhaba Aykız, son zamanlarda ben de pek yoktum, yaz dolayısile
ZuhalVoigt: Sizi gördüğüme sevindim. İşlerinizin yoğunluğu azaldığında daha sık görüşmek ümidiyle.
AYKIZ: merhaba Zuhal hanım , ne güzel..tam kapatacaktım-bir de fotoğraflayayım dedim sayfamı
AYKIZ: ben de çok sevindim sizi görünce...sevgilerimle..umarım her şey yoluna girer-çok çıktı çok...hayırlısı )
AYKIZ: size ve tüm dostlara sevgi ve selamlarımla.
ZuhalVoigt: "Hayır" lısı)) Benden de çok sevgi ve selamlar
AYKIZ: )) iyi geceler dileğimle.hoş ve sağlıkla kalın emi.
ZuhalVoigt: İyi geceler. Siz de aynen..Görüşmek üzere..
AYKIZ: Serdar bey teşekkürler..anımsayabilmiş ve düzeltmiştim girip.) sağolun..
Kircicegi: merhaba aykiz aramiza ne güzel bir dönüs bu
Kircicegi: sevindim valla
yaban: abooo sevinenler bir arada bende sevindim ))
AYKIZ: Kırçiçeği sağol..ooooy.Yaban da sevindi..sağol yaban.teşekkürler.
yaban: selam dostlarımı yakaladım ne?
yaban: kır çiçegi selam nasılsın uzun zamandan beri
Kircicegi: valla dostunu bilmemde yaban iyiyim arkkadasim
Kircicegi: dogru uzun zamandir görüsemiyoruz cünki senin
Kircicegi: özel mesajlara verecek vaktin yok sanirim
Kircicegi: ama iyiyim belirli bir süre daha böyle sürecek haril haril tezimi
Kircicegi: hazirliyorum
Kircicegi: Sevgiyle
yaban: hadi bakalım çok çalış kırçiçegi