Obama, İnanç ve Türkiye üzerine Bir Deneme

BarackObama.jpg

 

"Din alanında konuşmaktan kaçındığımızda -iyi bir Hıristiyan, Müslüman ya da Yahudi olmanın ne anlama geldiği hakkında tartışmayı göz ardı ettiğimizde; dinden birbirimize karşı sorumluluklarımızın ne olduğu gibi olumlu bir anlamda bahsetmek yerine sadece nerede ve nasıl uygulanamayacağı gibi olumsuz anlamda yaklaşırsak; dini yerlerden ve dini yayınlardan hoş karşılanmayacağımızı varsayarak uzak durursak başkaları o boşluğu dolduracaktır. O boşluğu dolduranlar da genellikle inanç hakkında en dar görüşleri olan ya da parti çıkarları için dini kullananlar oluyor." (1)

 

 

 

Obama hakkında kiminle konuştuysam ilk fark ettiğim nokta büyük bir çoğunluğun (doğrusu bir kişi hariç herkesin, ama yazıya biraz nesnellik katmak istedim) ABD başkanı hakkında çok az bilgiye sahip olmalarıydı. Bunu elbette konuştuklarımla ilgili bir eleştiri olarak düşünmedim. Kendi parti liderinin, oda başkanının, şirket yöneticisinin bile ne dediğini dinlemeyen kendine has bir nesil olduğumuzdan bu beni sadece bir parça şaşırttı.

 

Obama'nın kitabının (Umudun Cesareti) inanç bölümünde yazdıkları beynimin iflah olmaz bir biçimde her konuyu Türkiye'ye indirgeyen azılı siyaset lobunu harekete geçirdi. Aslında bir itirafta bulunmam gerekirse Obama'nın kitabında artık tedavisi imkânsız bu beyin lobumu harekete geçirmeyen bölüm yok.

 

Öldükten sonra eğer beynim incelenirse araştırmacılar beynimin o kısmını görür görmez hızlıca kapatabilirler. O kısmın viral bir çalışma şekli olduğunu düşünüyorum. Çünkü kiminle konuşmaya başlarsam bir süre sonra karşımdakinin Romalı senatör Seneca gibi bana karşı ateşli bir biçimde bir şeyi savunmaya başladığını fark ediyorum. Karşı taraftakilerin bir suçu olmadığını bunun sırf benden kaynaklandığını söyleyen psikolog arkadaşım benimle bunu söyledikten az sonra ciddi bir tartışmaya girdi. Tartışmanın sonuna doğru ikimizde kırmızı bir horozibiği gibi kızarmışken o sustu ve şöyle dedi: "Üniversiteden beri böylesine incir çekirdeğini doldurmayan bir konu hakkında bu kadar ateşli tartışmamıştım." Ona yanıt vermedim. Bazen rakibinizi hoş görmelisiniz.

 

Bu anlamda Obama bir anlamda eski tarz siyaset yaparak, yani her şeyi siyasallaştırarak; yeniçağın sorunlarına çözümler arıyor. İşi gerçekten zor. Çünkü o etkileyici belagatini Gordion düğümlerinden biri olan "ilericilik ve din ilişkisi" üstüne indiriyor: " En mühimi, ilericilerin en ufak bir dini göndermeye karşı rahatsızlığı bizim çoğu zaman konuları ahlaki yönden ele almamızı engelledi. Sorunun bir kısmı boş laf: Dilimizden bütün dini içerikleri çıkarırsak milyonlarca Amerikalıyı hem kendi ahlakını hem de sosyal adaleti anlamak için kullandığı imgelerden ve terminolojiden mahrum bırakmış oluruz... İlericiler olarak ulusun ahlaki temelleriyle bağlantıyı kuramamış olmamız ise boş laf değildir. Kulağa fazla dindar gelme endişemiz en acil sosyal sorunlarımızın çözümünde değerlerin ve kültürün oynadığı rolü küçümsememize sebep olabilir." (2)

 

Doğal olarak Türkiye'deki "ilericilerin" siyaset yapma tarz ve içeriğini belirleyen bir düşüncenin sadece yerel olmadığını gayet evrensel olduğunu hatta ABD'de de ciddi bir kireçlenmeyle ilericiler arasında kök saldığını fark ediyoruz. Doğal olarak Obama sanki Türkiye'de bir kesime sesleniyor: "Sonuçta yoksulluk ve ırkçılık, sigortasızlar ve işsizler gibi sorunlar sadece on numara bir mükemmel bir plana ihtiyacı olan sorunlar değiller... Bu sorunların çözülmesi için devlet politikalarında bir değişiklik gerekecek ama kalplerde ve akıllarda da değişiklikler gerekecektir." (3)

 

 

(1)Umudun Cesareti, Barack Obama, Pegasus Yayınları,  s.232

(2),(3) Umudun Cesareti, Barack Obama, Pegasus Yayınları,  s.233, 234

 

 

 

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
Virus saldırılarına karşı otomatik yazılımlara engel olmak için konuldu, uğraştırdığımız için kusura bakmayın.

mental: Uğur haftalık raporu yayınlarken "çalıştırın klavyeleri" anlamına gelecek ufaktan sopa gösteren bir şeyler yazmış..
mental: Aman abiii deyip, hemen gönderdim yazıyı...
mental: Bu editör takımına bulaşmaya gelmez.
mental: adamı rezil de eder vezir de! ))))
ugur erhan: şu ana kadar kimi rezil ettik beyaa Mental)
mental: Yaa uğur her editör senin gbi mi!
mental: Sana laf etmek kimin haddine..
mental: Seni bu sitede en eski ve en yakın bilenlerden biriyim.
mental: Bu arada 3üncü yaşımızdan gün aldık...
mental: Kutlayan olmadı!... : )))
ugur erhan: Site sahibi pasta falan kesmiyor ki kim kutlasın kuru kuru))))))
hayattorlak: pastanın resmini koyup bilgilendirseydiniz bari)
SERDAR: arkadalar lutfen yazılarınızda en az 2.3 paragraf olsun ya
SERDAR: detaylandırın
SERDAR: evet diyenler neden evet dedigini
SERDAR: hayır diyenler neden hayır dedigini
SERDAR: linkler, referanslar uzerinden ornekler uzerinden tartıssınlar lutfen
SERDAR: yeni yasımız kutlu olsun, o kadar olmus mu ya? bence 2 senesi
SERDAR: dolmus gibi gelio bana
ugur erhan: Sayın editör yetkisi olan arkadaşlar kendi yazdığınız yazıyı manşete alıp diğer yazıları es geçmeniz doğru bir davranış değildir
ugur erhan: Ya hiç birine dokunmayın yada hepsine bir düzenleme getirin.
ZuhalVoigt: Onverita Onpunto'dan sonra yayın hayatına girmedi mi? Onpunto Temmuz 2008 de kapatıldı. Demek ki kaç yaşında?
ZuhalVoigt: Doüum günün kutlu olsun Onverita!
ZuhalVoigt: Mental de 3üncü yaşımızdan gün aldık demiş zaten))
deniz_seckin: Polyanna kaşarı bence psikopatın teki.
NautilusPro: Arkadaşlar siyaseti taşırmışız yine.Araya bişreyler karıştırayım...
yaban: selam dostum
yaban: sagmısın sen ))))
yaban: selam hayat torlak
yaban: ben bu ralardan uzaklaiınca bayagı bu sitede çok şeyler degişmiş
yaban: yazılar yazarlar daha bir çok nedenler
hayattorlak: yaban
hayattorlak: nerelersin )
yaban: selam nasılsın
yaban: bir süre uzaklaştım
hayattorlak: sağol şu kırık bir sevsa türküsü yazını güncellesen
yaban: hanı yaw kokerec yıcektık izmirde yunan ıstana ınadına
hayattorlak: yeriz yeriz )
yaban: o nasıl oluyor k güncellem ben bilmem ki söle bana hemen güncelleyım
hayattorlak: dediğimi anladınmı
yaban: hadı de be yaw
hayattorlak: yazıyı paylaş diyuor ya
yaban: haaa anladım hemen paylasırım
hayattorlak: orayı tıkla güncelle
yaban: bu teknolojıde geriyim dostum )))
hayattorlak: güzel bir makaleydi
yaban: tşk
yaban: izmire yol yokmu yakında
hayattorlak: valla hanım çocuk yarın çeşmeye geliyorlar ben istanbuldayım şuan
yaban: o zaman yol görülüyor demektır
hayattorlak: güncelledin mi
yaban: hayır sohbet ediyoruz dıye dokunmadım bile
hayattorlak: ben yazını okuyorum biraz eleştireyim seni)
hayattorlak: kırık bir sevda türküsü
hayattorlak: ))))
yaban: buna ıhtıyacım var eleştır
hayattorlak: chat için niye burayı kullanıyorsun ki yorumları kullansan)) herkes öyle yapıyor da)))
yaban: biz herkezden ffarklıyız
hayattorlak: Avcıyız diyosun yani))
yaban: onlar yazıları yorum alsın dıye yapıyorlardır
yaban: aynen öyle
hayattorlak: Tahtın sarsılıyo)
yaban: gecen gün attım oltayı cıke geldı guca bır dumuz gırav gırav dıye vurdım obı
hayattorlak: Hiç sorma bide safarideydik geyik vurduk
hayattorlak: ))
yaban: o ne ki ben gecen gun ayı avladım
hayattorlak: postunu sakla alırım izmire gelince
yaban: abı görüşmek üzere bır dortum geldı ona bakım sona tel görüşmesi yaparız
hayattorlak: biliyosun demi noyu 532 li
hayattorlak: İyi akşamlar adem
deniz_seckin: Allah'ım bir yol göster bana !
NautilusPro: Merhaba zuhal
ZuhalVoigt: Merhaba Nauti galiba geç gördüm mesajını((