Yerel seçimler süreci
Uzun zamanlık bir moladan sonra tekrar yazmaya başlamalı fakat nereden,gündemin hızla değiştiği vaatlerin ekmekten önce bayatladığı siyasi bir ortama sırtını dönüp şiirle mi başlamalı bilemiyorum ancak nasıl dilin kemiği yoksa kalemin de yönü yok. Yaz ne yazarsan, sadece yazdığının yorumunu dinlersin. Ektikten sonra biçeceğin iyi bir yorumdur. Bazen insanlar soru yöneltirler bilmediklerini öğrenmek için bazen de soru sorarlar kontraya düşürüp şaşırtmak için.
Yerel seçimler yaklaşırken bir aday arkadaşıma şöyle bir soru sordum. Bu şehrin bulvarın da başını öne eğmeden kimseyi atlayıp es geçmeden herkesle tokalaşıp hal hatır sorabilirmisin diye, aldığım yanıt evet oldu bende hayırlı olsun sen belediye başkan adayısın demiştim.O zamanlar öyle bir konumumuz vardı. Hal hatır sormak belki de en önemli şeydir insanlık adına, yoksa o bölgeyi tanımak , siyaseti bilmek, nüfuz sahibi olmak ya da varlığı ve çevresi olmakta yetmeyebilir.
Ancak gelin görün ki adaylar irtibat bürosu tutma araba giydirme yarışı yapmaktalar. En çok para harcayanın seçimler de bir adım önde olduğu söylenegelir, adaylar da harcadıkça harcarlar paralarını, hemen akla gelen bunun bir yatırım ünitesi olduğu mu yoksa hizmete talip olma aşkı mı anlamak mümkün değildir.
Millete hizmet etmek için bu ne fedakarlıktır ki yüz milyarlar hatta yer yer trilyonlar harcanır. O zaman evine ekmek götürmekte zorlanan ve fakat oy kullanmak durumun da olan halk bunlardan birine oy vermek durumundadır. Reklam ve tanıtımlara akıtılan onca servetin hepsi heba olacak ve bir kişi kazanacaktır. Kazanan ne kazanacaktır! Halka hizmet etmeyi hak kazanacaktır. Evinde kül tablasını çöpe boşaltmaya üşenen beyzade millete hizmet etmeye hak kazanmıştır bile artık o zaman vatana millete hayırlı olsun der geçeriz ancak kafalara da şöyle bir soru isareti takılır kalır. Ortalama, bir belde belediye başkanı 2.154 tl maaş alacaktır üstelik birde hizmete taliptir.Yani uyumayacaktır, özel yaşamından fedakarlık edecektir ve hizmet aşkı ile de yanıp tutuşacaktır!.. Yani bu ne perhiz bu ne lahana turşusu gibi bir durum.
Bu dönem de böyle bir belediye başkan adayı ile sohbet ettim. Hedefiniz nedir diye, halka hizmet hak¨ka hizmettir deyip ağzımı kapatıverdi.15 yıldır zaten başkansınız yani üç dönem, bu dönem de kazanırsanız belediye başkanlığından emekli olmayı mı düşünüyorsunuz gibi güya kontra bir soru sordum ellerimi ovuşturarak gelecek yanıtı merakla beklemeye başladım. Öyle ya belki eksiklenir bu kadar yeter der diye bekledim fakat aksine yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali yanıt hemen geliverdi. Halkın teveccühü herşeyin önünde beni halk istiyor. olaylar benim iradem dışında tecelli ediyor gibi edebi bir dille vazgeçilmezleri oynayarak hazır cevaplılığını da gösteriverdi.
İçimde bir yerlerden vurmanın tuzak sorular sormanın heyecanı daha da artmış devam ediyorum. Birazdan Kamyoncular derneğine gideceksiniz mazotun litresinin kaç para olduğunu biliyormusunuz diye soruyorum şaşırıyor biran duraklamadan sonra vallahi bilmiyorum deyince karşımdakini mars etmenin hazzı ile soru yağmuru başlıyor. Peki ekmek kaç para !.. Yine yanıt yok, bölgenizdeki ihlal edilen sit alanlarının bilançosunu çıkarttınız mı .. yine tık yok finali bir soruyla yaptım , herkes minibüs otobüs giydiriken siz dev bir TIR giydirmişsiniz çok ihtişamlı görünüyor. şakayla karışık siz malı TIR la mı götüreceksiniz diyorum. Biraz mahçup olmasını beklerken aksine gülüyor ve lakayt bir edayla daha arkadan filo geliyor diyor. Evet bu söyleşi kelimesi kelimesine Büyükçekmece de geçti.
Sonra kendi kendime soruyorum bu kadar harcama niye.adeta akıtılan servetler karşılığında kat be kat geriye tahvilinin düşünüldüğü ve milletin gözünün içine baka baka ve üstelik onların oyları ile koltuğa oturup burnundan kıl aldırmayan takımı yine sahne de yanına selavatla gidersiniz beş tane sekreteri atlatmanız gerek bir şekilde alınan randevular da nadiren saatinde odasında bulursunuz zat- alilerini ..
İşte böyle bir seçim sürecinin sonuna yaklaşırken gittikçe hız kazanan yarış sonunda geriye kalan mal müdürlüğünden 50 tl para almayı bekleyen yorgun sandık görevlileri, caddeler de direklerde sarkan bayrak ve pankartların görüntü kirliliği kalır sonra da yeni ihalelere hazırlanan birgün de kurulmuş şirketlerin telaşı başlar. Evet 2009 yerel seçimleri de bundan farklı geçeceğe ve sonlanacağa benzemiyor. Şimdi o kutsal sayılan bir oyumuzu kullanmak için gerine gerine seçim sandığı başına gider ve elimiz mahkum oyumuzu kullanırız. Bir seçim dönemi de böyle geçip gider.
- hayattorlak's blog
- 1564 okunma
- Yaziyi paylaş



yerelde seçim gerçekten amacına uygun yapılsın her yerde umalım da..
bir seçim hakimi olark görevim sonuçların doğru ve güvenli gerçekleştiğini denetlemek ve yapmak..
yaptığıma , yorulduğuma değsin isterim yıllardır..her şey açık ve aydınlık olsun..
kapı arkalarında yaşananları bilemem hiç..ama sandıkta çıkanın bu kapı ardındaki vaadlerle şekillendiğini bilirim sonuçları görünce..
bu kez de "hayırlısı olsun " diyorum..seçmen bir kez de oy'unun namusunu korusun..Ya da kendi namusunun " oy' unu..
umalım ki...
Ünsal Çankaya
Evet oyumuza sahip çıkalım. Olaysız bir seçim olur inşallah.
Bumerang57
Siteye yazı gönderemiyorum herhalde teknik bir arıza var.
Bumerang57
evet oy kutsal olmalı ama ne edip neler edip oylarımız üzerine ipotek konulmaktaıdr. Bir başmışsınız ki oyunuz elden gitmiş Çok dikkatli olmalıyız. Kerim BAYDAK
Yeni yorum gönder