Kalemiti günlüğü
Günaydın fobik ve Mevlana ikilemi
Bir insan ,Mevlana'dan sözleri buzdolabına post-it yapabilir;Elif Şafak'ın Aşk kitabını alıp,dili dışarda bir hararetle altını çizip bütün bir alemi çözmüşcesine Nirvana'ya ulaşa da bilir.Ya da her on cümlesinden sekizi 'insan sevgisi' ile bezenmiş nüvelerle dolu da olabilir.Ama bu bahsedilen insan tipi,bir 'günaydın' demenin köşe kapmacasını oynuyorsa ,yukarıda sayılan bütün post-itlerini buruşturup çöpe atasın da gelir...
- 3 yorum
- 654 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
KINAMA
İsrail hükümetinin yapmış olduğu bu katliamı hiçbir şekilde savunmuyor ve elbetteki kınıyorum.Ama sen de bir daha 'o dönemin koşulları öyle gerektiriyordu' yla tarihini açıklamaya çalışmayacaksın tamam mı?
- 1 yorum
- 494 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Onların bankası...
Daha kapıdan adımını atar, atmaz seni kapı dışarı atan görünmez bir el vardı sanki sana ''kışt kışt'' yapan. Gümüş yüzük takıp, saçını dinibütün yana yatırma şekliyle tarayan güvenlik görevlisiyle ; tamamı türbanlı kadın memurlarıyla; incecikten dinibütün dudaklı ve yine gümüş yüzük,basık kafaya, basık taranmış saçlardan mütevellit ''selamün aleyküm'' ,''hayırlı günler'',''iyisinizdir inşallah'' şeklinde konuşan bana hiç gülmez surat müdürüyle; gelenlerin ellerinde tuttukları poşetlerde ''Kısmet Tur'',''İkbal Pazarlama'','' Kübra Giyim'' yazıyor olmasıyla; müşterilerinin çember sakallarıyla çepe çevre çevrelendiğin o banka '' pışıkkk! ben onların'' bankasıyım, senin değil'' diyordu.
- 4 yorum
- 820 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Bir kedim bile var,anlıyor musun?
Annemden mütemadiyen ''hayatta ne oldum değil de ne olacağım diyeceksin'' lafını duya duya büyümüş bir insan evladı olarak şu günlerde tuhaf duygular içerisindeyim. Hoş, annemin zaten ''Nasihat Ana '' diye abidesi dikilmeli ya. Ben bu kadar nasihat vermeyi sevip de kendisi uymayan birini daha tanımadım... (Yok be sürüsüne bereket, bi tek annem değil yani, biliyoz.)Gerçi şu günlerde aramız o kadar iyi ki dün Ortaköy'de denize karşı balık bile yedik...Neyse konumuz bu değil,konuyu dağıtmaya ve zaten genel olarak dikkati anca 5 dakika olan okuyucu milletini yormaya hacet yok.
Konumuz ''kedi''.
- 6 yorum
- 1119 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Hayat Güzelmiş...miş miş...
6.Haziran.2009'da öylesine bir an...
Az önce kapım çaldı. Komşu, Behiye... Bir göğsü kanser sebebiyle alınmış. Resimler yapar. Altın günleri yapar arkadaşlarıyla. Gay iki erkek arkadaş da katılır bu altın günlerine.Herkes gibi dışarıdan bakınca göremeyeceğin bir hikayesi var Behiye'nin de...
Bazen Behiye'yle kahve ya da şarap içeriz. Çocuklarını sever. Güleryüzlü...
Behiye zili çaldı, dedi ki bak sana neler vereceğim. Bir koca tabak dolusu kiraz ve başka bir tabakta da börekler, yaprak sarması. İnşallah beğenirsin dedi. Sen yaparsın da beğenmem mi dedim.
'' Madem ölücez, niye doğuyoz '' gibi bir haleti ruhiye içindeydim. Hatta sokakta yürürken babama da söyledim. Madem ölücez niye doğuyozzz? Bunca saçmalığı niye yaşıyozzz? Ne gerek var?![]()
O an bana kalabalıkların her gün akıp geçtiği yol kenarındaki kaldırımda büyümeye çalışan bir avuç otu gösterdi. Bir tutam ot, taşların arasından çıkmaya çalışıyor, kimseye aldırmadan, hiç kimseyi sallamadan; yağmura, çamura,topuklara inat ,hayat mücadelesi veriyordu. Bunun bile bir anlamı var dedi. Senin de böyle dedi. Sen hayatı anlamlandıramıyorsan o senin hatan dedi.
- 10 yorum
- 282 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Eyvah boşandım!
Sayın boşanan kadın hemşehrilerim,
biliyorum şu an içiniz sıkkın, gerginsiniz...
O kadar okul okuyup, toplumda bir yer edindikten sonra, henüz hödüğün teki olduğunu bilmediğiniz ve bilemeyeceğiniz beyaz atlı paketine sarılarak size kendini sunmuş bir prens karşınıza çıktı. Ne kadar okusanız, etseniz de hayalleriniz taaa küçükken oynadığınız evcilik oyunlarından ötürü bilinçaltında şekillenmiş, kırmızı pancurlu ev, beyaz atlı prens ve mini minnacık bir çocuk üzerine inşa edilmişti.
Ve yaş da ilerledikçe çevrenin bastırmaları, ''neden evlenmiyorsun?'' gibi aslında oldukça tuhaf ama bir o kadar da alışılmış (banal, tekdüze, sıkıcı ve moktan ) sorularla kuşatıldınız. Sonra '' ya eğer gecikirsem, çocuğum olmazsa/ olsa bile ya mongol olursa?'' gibi saçma sapan iç seslerle karşınıza çıkan kötünün iyisi, eli ayağı düzgün, e bi işi de olan birine aşık oldunuz. (Oldunuz mu yoksa zaten bu şartlandırılmışlıkla başka seçeneğiniz de yok muydu?)
- 3 yorum
- 513 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Yauşşşak!
(Kusura kalmayın, bu yazıda hiç de kibar olamayacağım.18 yaşından küçükler okumasın. Kan, kin, şiddet,intikam, şehvet, argo, orgazm takliti,psikopat motifler, kırbaç,bileklik,zincir, kelepçe içerebilir , ona göre...)(Bileklik diye bişi yok yaa...Onu yok sayalım.)
- 2 yorum
- 724 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Bu gitmeler gitmek değil...
-bu yazı gittiği için değil, iyi ve dost olduğunu bildiğim için -
Bazı gidişlere kayıtsız kalabilirsin. Fakat bu gidişe kayıtsız kalmak çok zor..
.Evet sanalız, manalız ama farkında olmadan ki eğer yazıları okuyup, takip ediyorsak, belli bir zaman sonra yazılardan yazarları analiz etmeye ve tanımaya da başlıyoruz. Kiminin görüşleri bize hiç mi hiç uymaz, sevmeyiz, kızarız. Kimisinin ki yine uymaz ama her nedense buna rağmen içimiz ısınır, kızamayız. Kimisinin ki ise okuduğumuzda kendimizi bulduğumuzdur, başımızın tacı ederiz.
- 4 yorum
- 1476 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Gadınlar Günü hasebiyle: boşanmış gadının dramı...Hıck!
Boşanan gadın çok dramlıdır.Gendimden biliyorum da söylüyorum. Ve gonuyu gendimden galkarak genellemeye garar vermiş bulunuyorum.
Evet, biz boşanan gadınlar çok dramlı oluruz. Gözlerimizi maziye yatırıp,mazideki kötü hatıralarda ööölecene takılı kalmışızdır. İsteriz ki bir el bize uzansın, bir şefkat neyin göstersin,içinde bulunduğumuz her yer garanlık ,pür nur o mevki ,mağrip mi yoksa makber mi yarab garanlıklardan çeksin çıkarsın isteriz. Dilimizde hep Ferdi abinin o şarkısı ve elimizde gandil , gözümüzde mendil ,''şefkattt arıyorummm, aşkk aşşkk arıyorumm, dostt arıyorumm'' diyerek dolaşır bir halimiz,tavrımız,gederimiz, hüsranımız vardır. Sürekli aranır bir pozisyondayızdır biz boşanan gadınlar. Devamlı, mütemadiyen ayağı yanık gedi gibi aranırız. Bir yaprak çıtırdasa bizi derrin gederimizden gurtaracak o gişi, evet evet o gişi geldi sanırız. İsteriz ki ''o gişi '' gelsin başımızı, neyinimizi okşasın, şefkat, anlayış göstersin, ihtimam, hissiyat versin isteriz. Boşanan gadın çiçektir, çiçek de bilindiyi gibi su ister. İsteriz ki ''o gişi '' bizi sulasın.
- 3 yorum
- 534 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Çoook özlü sözlerim...
Bundan böyle özlü sözlerle konuşmaya karar verdim, bu millet buna alışmış. Haa unutmadan her hakkı da mahfuz olup, uyarlamalar ve sözler tamamen bana aittir :
''Kendi ürettiği pantolonu,tişörtü hakir görüp giymeyen milletlerin üzerinde başka milletlerin ''marka'' bayrağı dalgalanır.''
''Victoria secret sütyen takıp, Calvin Klein don giymek için kuyruğa girebilecek kadar çıldırmış insanların ''benim ülkemde yaşıyorsan, benim dilimi konuşacak, benim bayrağıma saygı duyacaksın'' diye lakırdı etmeleri karadeniz fıkralarından bile daha komiktir''
''Irkçılık öyle salgın bir hastalıktır ki faşist faşiste baka baka kararır''
- 4 yorum
- 1153 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Feylezof Asansör
Bu 60 daireli apartmanda her gün sayısız insan taşıyorum.
Doğal olarak sayısız insanla insan suretiyle karşılaşıyorum.
Mesela spora giden gençler gerim gerim gerinip, derin bir gururla aynada vücutlarını incelerken, yandan, önden, popodan, karından , yaşlı Fahrinur teyze hiç ama hiç bakmaz aynaya. Küsmüş gibi hayata. Napsın be, yüzü toprağa bakar olmuş kadının artık. Fahrinur teyze unutmuş bir zamanlar genç olduğunu, gençler de bir gün nasılsa Fahrinur teyze olacaklarının henüz değiller farkında. Yapışsan da kusursuz mu kusursuz vücuduna, vücut bu, bırakacak zaman sonra seni ruhuna.
Anneler biner çocuklarıyla... Çocuklarının elleri, ayakları, saçları kapıma sıkışmasın diye pür dikkat kesilirken, beni de alır deli bir telaşe mesela. Beni de alır bir deli telaşe dedim ya birden bire aklıma Sabahattin Ali'nin şiiri geldi. Hani var ya Nükhet'in söylediği : '' Beni sararrr melankoliii, aaaaaahh! Beni sarar melankoliii...''
- 4 yorum
- 734 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Mecburen Teoman...
Yıl 1970... O zamanlar ve hatta bu zamanlarda da yurdumuzda 911 diye bir acil servis yok. Annemin doğum sancısı tutmuş...Doğum sancısı tutunca 911 aranır ama bizimkiler , yurdumuzda 911 olmadığı için arayamamış ve tırıs tırıs hastanenin yolunu tutmuşlar.
Masaçuset Devlet hastanesi, PM sabaha doğru 5 suları (PM miydi ? )...Beni doğurtacak şanslı doktorun adı Teoman'mış. Sabahın köründe ''Doktor Teoman, doktor Teoman doğumhaneye gelmeniz rica olunur'' diye bir anons yapılmış olduğunu hiç sanmıyorum. Kendisi nöbette sızmışken birinin ''galk, galksana la, seni çağırıyolar ''diye dürtüklemesiyle yerinden sıçrayarak, gözünün çapağını ovuştura ovuştura doğuma girmiştir diye tahayyül ediyorum... Derken , Annem-sancı-derin nefes al, ver,al ver ve bendeniz! Üveee üveee üveee! Dünyayı kurtaracak tohum! Terminatör Arnıld çok uğraşmış ama ne yaptıysa ne ettiyse doğmama engel olamamış. 40 yaşına gelmişiz ,tohuma kaçmışız halen daha bana ABD'lerden utanmadan kart atıp,''ahh ben seni nasıl doğurtturdum, vah ben seni nası doğurtturdum'' diye dizlerine vurur terbiyesiz. İnsan bi hırsını yener, bi efendi olur yaa...
- 4 yorum
- 795 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
Bir de burdan yak...
(Bu yazıdaki kişi, vatan,kurum ve kuruluşlar bütünüyle hayal ürünüdür. Ki zaten hiç böyle bir kişi ya da böyle bir vatan olur mu? Olabiler mi?)
..........
Tabii devamlı empati kurmasını beklediğin insanların yerine sen kendini koyup empati kurmazsan olmaz. Bir de o taraftan olaya bakmak , bir de burdan yakmak lazım.
Denek olarak bir adet vatan evladını alalım.
Yalnız bu vatan evladının anası ve babasının da bir zamanlar aynı vatanın (her türlü) sisteminden (okul, hastane, postane, kışla, üniversite, medya) geçmiş vatan evladı ana ve babalar olduğunu mümkünse göz ardı etmeyelim.
Bu 1 adet vatan evladımız ,sistemin klişe annesi tarafından klişe hastanesinde ya da evinde dünyaya getirilir.
- 9 yorum
- 332 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!
ŞEKERE KATEM MEN SENİ...
- 14 yorum
- 520 okunma
e-maille paylaşmalıyım bunu!



1 saat 10 dak önce
3 saat 25 dak önce
4 saat 56 dak önce
5 saat 49 dak önce
9 saat 41 dak önce
10 saat 57 dak önce
11 saat 5 dak önce
11 saat 8 dak önce
13 saat 26 dak önce
13 saat 40 dak önce