ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

 

Toplumların devamı için çocuklar en büyük etkendir. Çocukların olmadığı toplumlar zaman içerisinde eriyip yok olmuşlardır. Nasılki çocuksuz bir milletin ve dolayısıyla toplumun bitmesinin yanında, çocukları gerektiği şekilde yetiştirememekte yok olmalarına sebep olmaktadır.

Toplumda en büyük sorunlarla çocuklar karşılaşmaktadır. Mağdur, perişan, yardıma muhtaç hale gelen çocuklara yol gösterici olunmadığı takdirde, çok tehlikeli bir gelecekle karşı karşıya kalmışız demektir.Ailede ve toplumdaki çeşitli sebeplerden kaynaklanan muğduriyetler yaşayan çocuklarımız; korunmaya, yardıma muhtaç,  kaybolmalar, madde bağımlısı olmalar, fiziksel, psikolojik gelişim bozuklukları ortaya çıkarmaktadır.

Bu duruma düşen çocuklara,  elbette devletimiz gereken ilgi, alaka, geleceklerini temin altına almak için üzerine düşen görevi yerine getirmektedir.Buna rağmen, her yıl çeşitli sebeplerden binlerce çocuk kaybolmakta, kaçırılmakta, çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Belki bir çoğu kurtarılmakta ve topluma kazandırılmaktadır; ama yeterli mi?.. Elbette değil..

Çocuklarımıza sahiplik edemeden, onların makul ve mantıklı, usulüne uygun bir denetim altına alamadığımız takdirde, geleceğimizi teminat altına alabilmek zorlaşacaktır. Çocuklarımıza karşı olan barınma, beslenme, temizlik gibi zorunlu ihtiyaçlar; vicdan, merhamet, sevgi, saygı, hürmet, şefkat, hak, hukuk, adalet, ahlâk ile dini bilgileri vermediğimiz sürece fazla olumlu şeyler beklemek akıl karı değildir.

Çocuklarımıza ne verirsek onu alırız. Vermediğimiz bir şeyi istemek  ahmaklık olsa gerek. Çocuk saf, masum ve taze haliyle verilen her şeyi öğrenecek durumdadır. Nasıl suyu istediğin tarafa akıtıyorsan, çocuğu da hamur gibi şekillendirip istediğin tarafa yönlendirebilirsin.Elbette çocuklar kendi kendine bu duruma gelmemiştir. Onları bu duruma getiren çeşitli kişi, kişiler ve bir takım sebepler vardır.

Sokağa bırakılan, sınırsız ve olumsuz, sonsuz özgürlüğe sahip olan çocuklarımızı binlerce tehlike beklemektedir.

Bölünmüş ve parçalanmış aile yapıları, ilgisizlik, sevgisizlik, ihmalkarlık, istismar, şiddet, aşağılama, ekonomik yetersizlik/tutarsızlık, baskı, zorlamalar, alkol ve madde bağımlılığı, macera ruhlu olması, aşırı baskı veya serbestiyet, başarısızlık, reddedilmek, en önemlisi de arkadaş grupları ve sosyal çevre faktörleri çocuklarımızın suça itilmesinin en büyük sebepleridir.

Sokağa düşen ve olumsuz yönde bir kademe atladığını düşünen çocuklar, fiziksel, ruhsal,cinsel istismar, suça gayr-i ihtiyarı meyillenme, kısa yoldan zengin olmak için yaralamak, kaçırmak ve öldürmek fiillerini işlemektedirler.Aynı kategoride yer alan gruplara takılmalarıyla tehlikeli ilişkiler neticesinde bulaşıcı hastalıklar, madde bağımlısı olabiliyorlar.Hele yasa dışı mafya, çete benzeri oluşumlar içinde kullanılma, fiziksel ve psokolojik gelişim bozuklukları ortaya çıkarmaktadır.

Peki sonra neler oluyor?

En sonunda eğitimsiz kalmakta ve kimlik çatışmasıyla içinden çıktığı toplumu beğenmeme, ailesini reddetme, bireysel insanî değerleri tamamen yitirmeyle karşı karşıya kalmaktadır.

Geleceğin büyükleri, toplumun  devamı için bu çocukların iyi yetiştirilmesi için gereken azamî çaba ve gayreti göstermeliyiz.Elbette devlet üzerine düşenleri yapmaktadır. Biz de devlete yardımcı olmak adına “neler yapabilirim?” diyerek öz eleştiri yapmalıyız.

Ebeveynler olarak onlara güzellikleri sunmalı, iyiyi, güzeli anlatmayı, yapması gerekenleri  öğretmeliyiz.Onları her konuda bilgilendirmeli ve uyarmalıyız.

Unutmayın ki; kavga, gürültü içinde yaşayan bir çocuk kavgayı, nefreti, kıskançlığı, dürüst olmamayı, adaletsizliği, sevgisiz, saygısız, vicdansız ve merhametsiz olmayı öğrenir.

Onlar dünyamız, geleceğiz, yarınlarımız, huzurumuz, güvenimiz, hayallerimiz, canlarımız, kanlarımız...

Huzurlu aile ve müreffeh bir toplum, mutlu bir gelecek için,  lütfen çocuklarımıza sahip çıkalım.

 

 

Adıyaman-Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com
 

 

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
Virus saldırılarına karşı otomatik yazılımlara engel olmak için konuldu, uğraştırdığımız için kusura bakmayın.

mental: Uğur haftalık raporu yayınlarken "çalıştırın klavyeleri" anlamına gelecek ufaktan sopa gösteren bir şeyler yazmış..
mental: Aman abiii deyip, hemen gönderdim yazıyı...
mental: Bu editör takımına bulaşmaya gelmez.
mental: adamı rezil de eder vezir de! ))))
ugur erhan: şu ana kadar kimi rezil ettik beyaa Mental)
mental: Yaa uğur her editör senin gbi mi!
mental: Sana laf etmek kimin haddine..
mental: Seni bu sitede en eski ve en yakın bilenlerden biriyim.
mental: Bu arada 3üncü yaşımızdan gün aldık...
mental: Kutlayan olmadı!... : )))
ugur erhan: Site sahibi pasta falan kesmiyor ki kim kutlasın kuru kuru))))))
hayattorlak: pastanın resmini koyup bilgilendirseydiniz bari)
SERDAR: arkadalar lutfen yazılarınızda en az 2.3 paragraf olsun ya
SERDAR: detaylandırın
SERDAR: evet diyenler neden evet dedigini
SERDAR: hayır diyenler neden hayır dedigini
SERDAR: linkler, referanslar uzerinden ornekler uzerinden tartıssınlar lutfen
SERDAR: yeni yasımız kutlu olsun, o kadar olmus mu ya? bence 2 senesi
SERDAR: dolmus gibi gelio bana
ugur erhan: Sayın editör yetkisi olan arkadaşlar kendi yazdığınız yazıyı manşete alıp diğer yazıları es geçmeniz doğru bir davranış değildir
ugur erhan: Ya hiç birine dokunmayın yada hepsine bir düzenleme getirin.
ZuhalVoigt: Onverita Onpunto'dan sonra yayın hayatına girmedi mi? Onpunto Temmuz 2008 de kapatıldı. Demek ki kaç yaşında?
ZuhalVoigt: Doüum günün kutlu olsun Onverita!
ZuhalVoigt: Mental de 3üncü yaşımızdan gün aldık demiş zaten))
deniz_seckin: Polyanna kaşarı bence psikopatın teki.
NautilusPro: Arkadaşlar siyaseti taşırmışız yine.Araya bişreyler karıştırayım...
yaban: selam dostum
yaban: sagmısın sen ))))
yaban: selam hayat torlak
yaban: ben bu ralardan uzaklaiınca bayagı bu sitede çok şeyler degişmiş
yaban: yazılar yazarlar daha bir çok nedenler
hayattorlak: yaban
hayattorlak: nerelersin )
yaban: selam nasılsın
yaban: bir süre uzaklaştım
hayattorlak: sağol şu kırık bir sevsa türküsü yazını güncellesen
yaban: hanı yaw kokerec yıcektık izmirde yunan ıstana ınadına
hayattorlak: yeriz yeriz )
yaban: o nasıl oluyor k güncellem ben bilmem ki söle bana hemen güncelleyım
hayattorlak: dediğimi anladınmı
yaban: hadı de be yaw
hayattorlak: yazıyı paylaş diyuor ya
yaban: haaa anladım hemen paylasırım
hayattorlak: orayı tıkla güncelle
yaban: bu teknolojıde geriyim dostum )))
hayattorlak: güzel bir makaleydi
yaban: tşk
yaban: izmire yol yokmu yakında
hayattorlak: valla hanım çocuk yarın çeşmeye geliyorlar ben istanbuldayım şuan
yaban: o zaman yol görülüyor demektır
hayattorlak: güncelledin mi
yaban: hayır sohbet ediyoruz dıye dokunmadım bile
hayattorlak: ben yazını okuyorum biraz eleştireyim seni)
hayattorlak: kırık bir sevda türküsü
hayattorlak: ))))
yaban: buna ıhtıyacım var eleştır
hayattorlak: chat için niye burayı kullanıyorsun ki yorumları kullansan)) herkes öyle yapıyor da)))
yaban: biz herkezden ffarklıyız
hayattorlak: Avcıyız diyosun yani))
yaban: onlar yazıları yorum alsın dıye yapıyorlardır
yaban: aynen öyle
hayattorlak: Tahtın sarsılıyo)
yaban: gecen gün attım oltayı cıke geldı guca bır dumuz gırav gırav dıye vurdım obı
hayattorlak: Hiç sorma bide safarideydik geyik vurduk
hayattorlak: ))
yaban: o ne ki ben gecen gun ayı avladım
hayattorlak: postunu sakla alırım izmire gelince
yaban: abı görüşmek üzere bır dortum geldı ona bakım sona tel görüşmesi yaparız
hayattorlak: biliyosun demi noyu 532 li
hayattorlak: İyi akşamlar adem
deniz_seckin: Allah'ım bir yol göster bana !
NautilusPro: Merhaba zuhal
ZuhalVoigt: Merhaba Nauti galiba geç gördüm mesajını((