GÖRMEDEN DE DOST SEVİLİRMİŞ!

GÖRMEDEN DE DOST SEVİLİRMİŞ!

Görmeden bir insan başka birini sevebilir mi? Sevmek dediysem, öyle bir bayanı sevmek değil tabi ki! Bir dostu, bir arkadaşı, bir yürek sırdaşını sevmek gibi... İnsan görmeden sevebilir mi birbirini? Bence sevebilir, hem de yürekten, hem de içten gelerek, taa derinlerden!...

Bir düşünün bakalım?.. Hiç yüzünü, şeklini, şemalını görmediğin birini, sırf insani değer yargıları, insani değerlere bakış açısı ve farklı ama olması gerektiği gibi bir bakış açısından dolayı kıymetli, sürdürülebilir bir yürek dostluğu kurmuş, gönülden gönüle bir köprü vazifesiyle birbirini sevmekten bahsediyorum.Olabilir mi? Evet olabilir, hem de en âlâsından!.. Çünkü ben gördüm, ben duydum daha da önemlisi ben yaşadım. Eminim ki birçoğunuz da bunu yaşamıştır. Belki görseydim bu kadar sever miydim ya da gerçek, hakikî ve samimi bir dost olur muydum bilemem!. Ama eminim yine de severdim. Çünkü insanın içine, ruhuna, yüreğine hitap eden bir tarzla insanları gönülden bağlamasını bilen, değerli ve yürekli bir dost.

İnsanlar elbette birbirlerini severler. Herkesin sevmesinin altında bir takım sebepleri vardır mutlaka. Allah için sevmek, dostsuz, arkadaşsız kalmamak için sevmek, bir şeyler ummak, yani menfaat için sevmek... gibi çeşitli sevmeler vardır. Görmeden sevmek, ancak olsa olsa Allah için, muhabbetullah için sevmektir. Ben onun için sevdim! O temiz yüreğini, açık yürekliliğini, samimi ve güvenilir konuşmasını sevdim. Hani “kalp kalbe karşıdır” derler ya!.. Yani “sen karşındakini nasıl seviyorsan, o da seni aynı şekilde seviyordur.” Ben buna inanmışım, gerçekçiliğini ispat için denemişimdir. İnanan ki yanılmamışım. Siz de deneyin, bakın yanılmayacaksınız. Sen birini ne oranda seviyorsan, o da seni aynı şekilde seviyor veya sevmiyordur. Deneyin ya da sevdiklerinizi ve sevmediklerinizi bir düşünün bakalım!

Şimdi size bahsedeceğim kişi ile asla ama asla yüz yüze görüşmüşlüğüm yoktur. Bir araya gelip birkaç kelime de konuşmamışızdır. Sadece, tanımama ve sevmeme vesile olan bir olaydan dolayı samimi bir dost, bir arkadaş, en önemlisi bir sırdaş, gönüldaş, yürekdaş olmuşuzdur.

Adı Cahit YETGİN. Yaşı Elli (50), İstanbul’da yaşar. Bankacılık mesleği ve emekli... Şu an da büyük bir araştırma üzerinde, kendine göre bir hayli iddialı bir konuda çalışmalar yapmaktadır. “Gurbet” adında bir hikâye kitabı mevcut... Anlayacağınız emekliliği boyunca zamanını yazmaya ayırmış. İstanbul’da “SON DAKİKA” adlı onbeş günlük bir gazetede “4’de 1’e” adlı bir köşede, nadide ve kendine özgü bir tarzla yazılar yazmaktadır.

Aslında Cahit beyi ilginç kılan, biraz da köşesine adını verdiği “4’de 1’e” ismi..İnsanları dörde ayıran ve ancak birine insan gibi insan diyebileceği bir düşünce tarzı var. Yazdıklarını okuyunca, “haksız da değil hani!..”diyesi geliyor.Muamma bir keşmekeş içerisinde mütemadiyen akıp giden makul, mantıklı ve olumlu yoruma açık bir düşünce ummanı!..

Cahit beyi tanımama vesile olan olay şöyle gelişti. Tesadüf mü desem, tevafuk mu desem bilemiyorum! Ama olsa olsa tevafuktur diyebilirim.

Bir arkadaşımın elinde bulunan “Gurbet” adlı kitabını gördüm. Okuyan ve yazan biri olarak ilgimi çekti. Şöyle biraz karıştırdım. Arkadaşım “alıp okuyabilirsin” dedi.Ne de olsa kendisi pek kitap okumayı sevmez ya!.. Ama bol keseden atmayı ve her konuda fikir beyan ederek bilmişlik taslamaktan geri kalmaz.Arkadaşım bilahare kendisiyle konuşunca benden bahsetmiş.Bir süre sonra, postacıdan imzalı bir kitabını aldım.. Çok hoşuma gitmişti. O kadar sevinmiştim ki, kitabındaki yazılı telefonunu arayıp teşekkür etmiştim. Ardından ben de kendi kitaplarımdan imzalı birer adedini kendisine gönderdim. Telefon konuşmalarımızla samimi hale gelmiş olduk.Tabi birbirimizi görmeden!..Bir gün arkadaşıma kargoyla koli gelmişti.Tahmin edildiği üzere, Cahit bey kitaplarından on adet göndermişti. Sadece kargo ücreti mukabilinde, kitap ücreti talebi olmadan, okuyanlara ve okumayı seven dostlarına verilmesini istemişti. Arkadaş kargocuya ücreti ödemeyip “ben kitap falan istemedim” diyerek almak istememiş. Dolayısıyla iade edilmesi gereken kitaplar, Cahit beyle olan telefon görüşmelerinden sonra bana verilmesi istenmiş. Bana getirdiklerinde seve seve kargo ücreti olan 7,00 YTL’yi ödedim. O an da okuyabilecek olanlara, gayet müsterih olarak birer adet dağıttım. Telefonla teşekkür eden Cahit Bey, beni duygulandıran ve biraz da utandıran bir ruh haliyle, kendisine büyük bir lütufta bulunduğunu beyan ederek, İstanbul’da iyi bir manevi dost, arkadaş kazandığını belirtti. Aslında beni en çok memnun eden ve gerçek bir dost kazanmama vesile olan bir olay var ki asla unutamam. Kitapların gelmesini takip eden günlerden birinde, postadan bir mektup aldım. Mektubu aldığımda, bir kere daha mektup kültürünün halen var olduğunu, yaşatmaya çalışanlar olduğunu görmek memnun etmişti. Mektubu açtığımda da en büyük şoku yaşamıştım. Ama olumlu yönde bir şok tabi ki!..Hem yazılmış bir mektup, hem de içinde on (10) YTL para. Hem sevindim böylesi dostluğa ve böylesi kadirşinaslığa, hem de mahcup oldum ve utandım para gönderilmesine. Çünkü ben o parayı geri almak için vermemiştim. Düşünce ve insani değerler babında gerçekten ders alınması gereken bir davranıştı. Hem öyle olsa bile, gelen para 10 YTL, yani verdiğim paradan 3 YTL daha fazlaydı. Hakkım olmayan bir para... İşte bu beni hem utandırmış, mahcup etmişti, hem de gerçek bir dostluk, vefa örneği göstermiş ve öğretmişti.Bununla bitmedi tabi!.. Akabinde, her onbeş günde bir yazılar yazdığı gazeteden birer adet adresime halen gelmektedir. Telefonla olan muhabbetimiz de işin başka güzel bir yönü...

Yani diyeceğim şu ki, böylesine gelişen, olgunlaşan ve süreklilik arz eden bir hadiseyi siz olsanız nasıl değerlendirirdiniz? Ben sadece “kalpten kalbe giden bir yol da, olsa olsa tevafuktur” diye düşünüyorum. Bir insan, herhalde bu kadar yürekten, bu kadar samimiyetle ve bu kadar gerçek bir sorumluluk duygusu olan bir bağla sevebilir. Görmediği, bilmediği, tanımadığı bir insanı sadece ALLAH için seven, karşılıksız ve menfaatsiz, hilesiz, hurdasız, manevi bir havayla dosdoğru seven bir yürek!

Ancak şunu söyleyebilirim!

İyi ki varsın, yürek dostu Cahit üstadım!

Sizin gibisi dostlar başına!

Demek ki görmeden de bir dost sevilirmiş!

Haksız mıyım dostlar?..

Kerim BAYDAK-Adıyaman

Kbaydak61-artanqhotmail.com

 

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.
AYKIZ kullanıcısının resmi

sevgili Baydak bu zaten bin yıllardır böyle..

bizler bir şiiri , bir romanı ,bir öyküyü sevdiğimizde de onu yazanı karşı içimizde bir sıcaklık , büyük bir sevgi duymuyor muyuz ?

bir heykelde ,bir tarihi binada ,bir müzik parçasında ,bir resimde.?

siz birebir-yüzyüze-görüşme kısmını yaşamasanız da daha somutlamışsınız tanışıklığı...beğendiğiniz bir yazarla sesli ,yazılı iletişim dönemine taşımışsınız..ki yüz yüze tanışma artık ayrıntı..

bizler bile..buralarda birbirimizi tanımadan yazdıklarımızla diğeri için bir yakınlık duymuyor muyuz ? anında yazabilmek te bizim kazancımız zaten..bir gün ilerde toplanabilmek ,yüz yüze tanışabilmek olasılığı da uzak değil..

her sabah bakalım bizim Yaban ne yazmış diye bakmıyor muyuz sitemize..ya da Aykız bir şiir koymuş mu diye ? Evrenselkoy ne yorumlamış , Hakan Kızılay ,Suat Çelebi ,Kurtuluş ,Haberci günlüğünde ne var diye merak etmiyor muyuz ?

Beran ne getirdi , Zuhal nerde , Elif ne kadar uzun süre kayboldu ,peki bu Kırımlı ne kadar da ara verdi ,yine nerelerde demiyor muyuz ? Esra bir yazdı ,birden yazdı ve duruldu demiyor muyuz ? Pınar'ın bebeğini büyütürken biz de onunla büyümeyecek miyiz yeniden ?

Gareng , Cehennemde bir mevsim...Serdar ...,Ottoman , Diyojen ,Mental ,Uğur Erhan , Sinan Dirlik , Erhan Tığlı ya da yeni katılan bir üyeyi bile merakla beklemiyor muyuz ne yazacak ,bizimle ne paylaşacak diye ?? isimleri yazmaya gerek yok ,unuttuklarım alınmasın diye endişe ediverdim bak..hani dostluk duygusu hissetmesek birbirimize ,niye paylaşalım kendi duygularımızı böyle hiç tanımadığımız insanlarla..burada yeniden toplanmak ta eskiden birbirimizin yazdığı yazılardan duyulan yakınlık nedeniyle aldığımız çağrılar değil miydi ?

doğrusu ben her yazıya yanıt yazmasam da okuyorum fırsatım olduğunda..kimine özel durumum nedeniyle yanıt vermiyorum.kimi ilgi alanım olmadığından..kimine yazacak bir şey bulamadığımdan.bazen susmak gerekir.ne yazsan boştur hani..

sevgi ve selamlarımla dost..sevgi ve selamlarımla..

Ünsal Çankaya

Kerim baydak kullanıcısının resmi

eyvallah dost yürek eyvallah söylediklerinize katılmamak mümkün mü?
sevgi saygı selam bizden
kerim baydak

erhantigli kullanıcısının resmi

Dost duygularınıza katılıyorum. Dost uzakta da olsa yakın bulabildiğin, gönül kapını açabildiğin kişidir, dostluk erdem, özveri işidir.İnternet sayesinde hiç yüzünü görmesem de çok dostlar edindim. Mutluyum bu bakımdan.Sahte değil de gerçek dostlarımızın çoğalması dileğiyle dost selamlar.
Yorum yaptım dostane
çiçeklendi postane
hiç dostu olmayanın
meskenidir hastane!
www.erhanhocaniz.azbuz.com

erhantigli

Kerim baydak kullanıcısının resmi

erhantigli dost.... manidar bir dörtlük :))))teşekkür ediyorum dost ver dostlukların çoğalması dileğiyle
kerim baydak

yaban kullanıcısının resmi

Hakan bey beni ana sayfada engellediğini soylüyor biliyorsan anlat niye engelliyor ben ki YABAN

Hakan Kızılay kullanıcısının resmi

Sayın Yaban,
size "özel" bir tutum söz konusu değil. Ancak başka yerlerde yayınlanmış haberleri tekrar yayınlamamamızın pek anlamı olmayacağını düşünüyorum. Hepimiz o haberleri okuyoruz. Öte yandan sizin "özgün" yazılarınızın bence ana sayfada her zaman yeri var. Zaten ben,sizin gibi "öyle güzel yazıları" olan birinin ısrarla haber yollamasına anlam veremiyorum.

Kolay gelsin...

Hakan Kızılay

yaban kullanıcısının resmi

Hakan bey siz konuyu yanlış anlamışsınız yada ben anlatamamışım ben demiştim ki ben siteyi açtıgımda engeleniyorsunuz diyordu bana ama kullanıcı ve şifre girincede kabul ediyordu ama şu an öyle bir sorun görülmüyor normak seyrediyor kendi akışında saygılar. YABAN

Hakan Kızılay kullanıcısının resmi

pardon.:)

Hakan Kızılay

zuhrakut kullanıcısının resmi

cahit beyin sıcaklığında demlenmiş nice sevgi dolu dostluklara:=))

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
Virus saldırılarına karşı otomatik yazılımlara engel olmak için konuldu, uğraştırdığımız için kusura bakmayın.

mental: Uğur haftalık raporu yayınlarken "çalıştırın klavyeleri" anlamına gelecek ufaktan sopa gösteren bir şeyler yazmış..
mental: Aman abiii deyip, hemen gönderdim yazıyı...
mental: Bu editör takımına bulaşmaya gelmez.
mental: adamı rezil de eder vezir de! ))))
ugur erhan: şu ana kadar kimi rezil ettik beyaa Mental)
mental: Yaa uğur her editör senin gbi mi!
mental: Sana laf etmek kimin haddine..
mental: Seni bu sitede en eski ve en yakın bilenlerden biriyim.
mental: Bu arada 3üncü yaşımızdan gün aldık...
mental: Kutlayan olmadı!... : )))
ugur erhan: Site sahibi pasta falan kesmiyor ki kim kutlasın kuru kuru))))))
hayattorlak: pastanın resmini koyup bilgilendirseydiniz bari)
SERDAR: arkadalar lutfen yazılarınızda en az 2.3 paragraf olsun ya
SERDAR: detaylandırın
SERDAR: evet diyenler neden evet dedigini
SERDAR: hayır diyenler neden hayır dedigini
SERDAR: linkler, referanslar uzerinden ornekler uzerinden tartıssınlar lutfen
SERDAR: yeni yasımız kutlu olsun, o kadar olmus mu ya? bence 2 senesi
SERDAR: dolmus gibi gelio bana
ugur erhan: Sayın editör yetkisi olan arkadaşlar kendi yazdığınız yazıyı manşete alıp diğer yazıları es geçmeniz doğru bir davranış değildir
ugur erhan: Ya hiç birine dokunmayın yada hepsine bir düzenleme getirin.
ZuhalVoigt: Onverita Onpunto'dan sonra yayın hayatına girmedi mi? Onpunto Temmuz 2008 de kapatıldı. Demek ki kaç yaşında?
ZuhalVoigt: Doüum günün kutlu olsun Onverita!
ZuhalVoigt: Mental de 3üncü yaşımızdan gün aldık demiş zaten))
deniz_seckin: Polyanna kaşarı bence psikopatın teki.
NautilusPro: Arkadaşlar siyaseti taşırmışız yine.Araya bişreyler karıştırayım...
yaban: selam dostum
yaban: sagmısın sen ))))
yaban: selam hayat torlak
yaban: ben bu ralardan uzaklaiınca bayagı bu sitede çok şeyler degişmiş
yaban: yazılar yazarlar daha bir çok nedenler
hayattorlak: yaban
hayattorlak: nerelersin )
yaban: selam nasılsın
yaban: bir süre uzaklaştım
hayattorlak: sağol şu kırık bir sevsa türküsü yazını güncellesen
yaban: hanı yaw kokerec yıcektık izmirde yunan ıstana ınadına
hayattorlak: yeriz yeriz )
yaban: o nasıl oluyor k güncellem ben bilmem ki söle bana hemen güncelleyım
hayattorlak: dediğimi anladınmı
yaban: hadı de be yaw
hayattorlak: yazıyı paylaş diyuor ya
yaban: haaa anladım hemen paylasırım
hayattorlak: orayı tıkla güncelle
yaban: bu teknolojıde geriyim dostum )))
hayattorlak: güzel bir makaleydi
yaban: tşk
yaban: izmire yol yokmu yakında
hayattorlak: valla hanım çocuk yarın çeşmeye geliyorlar ben istanbuldayım şuan
yaban: o zaman yol görülüyor demektır
hayattorlak: güncelledin mi
yaban: hayır sohbet ediyoruz dıye dokunmadım bile
hayattorlak: ben yazını okuyorum biraz eleştireyim seni)
hayattorlak: kırık bir sevda türküsü
hayattorlak: ))))
yaban: buna ıhtıyacım var eleştır
hayattorlak: chat için niye burayı kullanıyorsun ki yorumları kullansan)) herkes öyle yapıyor da)))
yaban: biz herkezden ffarklıyız
hayattorlak: Avcıyız diyosun yani))
yaban: onlar yazıları yorum alsın dıye yapıyorlardır
yaban: aynen öyle
hayattorlak: Tahtın sarsılıyo)
yaban: gecen gün attım oltayı cıke geldı guca bır dumuz gırav gırav dıye vurdım obı
hayattorlak: Hiç sorma bide safarideydik geyik vurduk
hayattorlak: ))
yaban: o ne ki ben gecen gun ayı avladım
hayattorlak: postunu sakla alırım izmire gelince
yaban: abı görüşmek üzere bır dortum geldı ona bakım sona tel görüşmesi yaparız
hayattorlak: biliyosun demi noyu 532 li
hayattorlak: İyi akşamlar adem
deniz_seckin: Allah'ım bir yol göster bana !
NautilusPro: Merhaba zuhal
ZuhalVoigt: Merhaba Nauti galiba geç gördüm mesajını((