Karşımızdaki Kişi Aslında Biziz Ama Farkında Değiliz
Biz kimi nasıl tarif ediyorsak, aslında oyuz.Şöyle etrafınıza bir bakın.Çeşitli gruplar mevcut. Sadece kuru kalabalıklar diye nitelendirilecek bu gruplarda bulunanlar, hep aynı kapasite ve özellikte olanlar değil midir?
Benzer olanlar birbirini çeker. Mıknatısı bilmeyeniniz yoktur. Aynı kutupta olan yönler birbirini çeker; ama zıt kutuplar birbirini iter, uzaklaşır.Bize yaklaşan veya uzaklaşanlar bir tesadüf sunucu olmamaktadır.Her şey tamamen bizde olup farkına varamadığımz yönlerimizin başkaların varlıklarında olan yansımalarımızdır. Saklanma gereği duyduğumuz ve düşündüğümüz huy, karekter, duygu ve düşüncelerimizin yansımasının şahiti oluyuruz.
Kaçış mümkün değildir, illa ki yakalanacaksınız. Karşınızdakinden kaçış mümkün olabilir; ama kendinizden asla kaçamazsınız. Kendinizle sürekli yüzleşmek zorunda kalırsınız.Her insandan bize yansıyan ve ulaşan sinerji, enerji, kıskançlık, çıkarcı, sevgi, saygı ... artık adını ne koyarsanız koyun, onun siz olduğunuzun farkına ve bilincine varın. Karşımızdakini eleştirirken, kendimize taraf yontmalı ve yormalıyız.Belki bu çok zordur; ama kurtuluş da yoktur bilesiniz. Bunun için, belki oturup etraflıca, derinlemesine tekrar ilişkilerimizi ve yaşantımızı gözden geçirmeliyiz. Kimbilir, belki bu şekilde belki daha samimi, daha dürüst, daha şeffaf, daha içten hareket eder, o iç temizliğimizle sevgi yayar ve huzur bulur, biz gibi olmayı başarırız.
Kendimizi tanımakta bizleri yardımcı olan, olmak gibi bir görev üstlenmiş insanlara minnattar olmak gerekir.Bizi tanımlayan, her şeyi onlarda gördüğümüz için teşekkür etmeliyiz.
Düşünün bakalım; korkularımız, endişelerimiz, eleştirilerimiz, nefretlerimiz... kendimizin itiraf edemediği, etkisinden de kurtulamadığı özelliklerimiz değil midir?
Egomuzla olumsuzluk adına savaşmadan, direnmeden, inatçılık yapmadan, kendimizi tanımalıyız. Çevremizde yalancı insanlar, her şeye burnunu sokan dengesiz, tutarsız ve zalim insanlar varsa, siz bunlardan rahatsız oluyorsanız, onlardaki mevcut olumsuzlukları kendinizde bitireceksiniz.
Kendinizi eleştirmelisiniz, yani öz eleştiri yapmalısınız.
Samimi ve dürüstçe gerçeği kabul etmeli, olumlu yönde değişime başlamalıyız.Biz kendimizi, davranışlarımızı, konuşmalarımızı değiştirdiğimiz zaman, ancak başkalarını da değiştirebiliriz.Biz değişirsek onlar değişir.
Hasılı kendinize samimi, dürüst olun.Başkalarında gördüğünüz, eleştirdiğiniz yanların sahibinin siz olabileceğini düşünün.Hissettiklerinizi sevgiye, şefkate, merhamete dönüştürün.Beğenmediğiniz kişiyi affedin ve bu ayna görevi yapan yansımasından dolayı teşekkür bile edebilirsiniz.
İnanın o zaman hayat daha yaşanabilir ve keyifli olacaktır.
Unutmayın başkalarını değiştiremezsiniz; ama herkes kendisini değiştirirse, başkalarınında değiştiğini göreceksiniz.
Karşımızdaki kişi aslında biziz; ama farkında değiliz.
Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com



İnsan insanın cehennemi, insan insanın cenneti...
Hakan Kızılay
Evet !.. Aynen öyle sayın Kızılay Kişi kişinin hem cenneti hem cehennemi olabiliyor maalesef!..
Yeni yorum gönder