Siz kendinizi hangi hallerde görüyorsunuz?
SİZ KENDİNİZİ HANGİ HALLERDE GÖRÜYORSUNUZ?
İnsanın kendini en iyi anladığı, anlayabildiği zamanlar, yalnız başına kaldığı zamanlardır. Yalnız zamanlarda insan riyasız, rüyasız, samimi, dürüst, yalın ve gerçekçi davranabilir. “Ben neyim, ne yapıyorum, yaptıklarım ne derece doğrudur, hatalarım ve eksikliklerim nelerdir” diye kendini en iyi tahlil yaptığı zamandır o an. O anlarda insan kendini çok farklı kişiliklere bürünmüş olarak görür. Kendince empati yaparak, başkalarının ne durumda olduğunu, neyi nasıl yaptığını, nasıl davranması gerektiğinin düşüncesi içerisinde görür. İnsan erdemli olmak adına; ancak o an da kendine çok samimi olabilir. Kendini yaratan Rabbilalemindan başka kimsenin olmadığı o zaman diliminde, günahlarından rahatsız olur ve sevaplarından ihya olur. Her ne kadar kendini yalnız hissetse de; aslında yalnız değildir. Emrinde olduğu Hâkim-i Mutlak’ın gözetiminde olduğunun bilincinde olup, kendine daha çok çeki düzen verme gayretinde olmalıdır. Kendine karşı biraz daha samimi davranarak, öz eleştiri yapma zahmetinde bulunduğu zaman, yaptıklarının başkalarını rahatsız ettiğini düşündüğünde; vicdan, merhamet, hak, hukuk, adalet, sevgi saygı, şefkat adına bir şeyler var demektir. Sonsuz rahmet ve merhamet sahibinin biz insanlara bahşettiği o bedensel uzuvlarının çalışmalarına ve anlatmak istediklerine kulak verince; kendisiyle yakinen ilgilenerek; kimi zaman yaptıklarını büyük bir pişmanlık içerisinde günahlarını itiraf eder, kimi zamanda unutmaması adına bütün gayret ve çabasıyla, bütün feryat ve figanıyla yaptıklarından tövbe ederek, yaratanına sığınır. Onun sonsuz rahmet ve mağfiretine teslim eder variyetini.
Monoton bir yaşam tarzında, kalabalıklar içerisinde çalışmak zorunda kalanlar; bazen yalnız kalmak isterler. Münferit zamanlarda bütün insanlar, karmaşa ve kargaşadan uzaklaşmak adına, bir dağ eteğine, bir su başına, bir yeşil ağaç altına giderek doğayla baş başa kalmak ister. İnsanın istediği doğayla baş başa kalmaktan ziyade, yalnız kalma isteği ve gerçeğidir. İnsan yalnızken ne ise, neyi düşünüp neyle uğraşıyorsa nasıl düşünüp, nasıl uyguluyorsa odur. Yalnızlık bir insan için aynasıdır da denilebilir. Ayna da olan aksının, aslında kendisinin yansımasıdır. Makul ve mantıklı bir düşünce ufkunda, vicdanıyla baş başa kaldığında neler düşünürse, insanın o olduğu, olması gerektiği unutulmamalıdır. Kimse olduğundan farklı davranamaz. Belki başkaları o an ki dış görünüşüne aldanarak bazı farklı kararlar verebilirler; ancak insan en iyi olarak ne olduğunu kendisi bilir.
Hani söylenir ya hep. Nasrettin Hoca bir gün arktan atlamış ve ayağı çamura batmış. “Ah gençlik ah!” diyerek iç geçirmiş. Şöyle etrafına bakıp, kimse olmadığını görünce, demiş ki: “Gençken de atlasaydın, yine çamura batardım!” demiş.
İşte, insan yalnızken kendisinin ne olduğunun ancak farkına varır..
İnsan yalnızken kendine çeşitli yakıştırmalar ve sıfatlamalar yapar.
Adam, köye giderken yorulup bir ağacın altına bağdaş kurup, karpuzunu kesip, yemeye başlamış. Kalanını bir kenara koyup, yan gelip uzanmış yere. Beni görenler “bunu ağa yemiş” desinler.
Sonra, zamanla susayınca kalkıp kabukların üzerindeki kalanı iyice kazımış ve demişki: “Görenler ağanın bir de hizmetkârı varmış” desinler.
Sonra, vakit ilerleyip yiyecek bir şey bulamayınca, kalkıp kabukları da yemeye başlamış ve demişki: “Görenler demek bir de eşeği varmış” desinler demiş.
İşte, insanın yalnız başına kaldığında girdiği bir takım hallerden bir kaçı. Kendini bunun gibi daha birçok hallerde görüp, kendine birçok yakıştırmalar yapabilir.
Kısacası; insan yalnız başına kaldığı zaman, kendine biçtiği yakıştırma neyse odur. İyi, kötü, doğru, yanlış hiç fark etmez.
Peki, sizin ki?..
Siz, yalnızken kendinize karşı biraz daha dürüst ve samimi davranarak eksikliklerinizi ve hatalarınızı teşhis ederek, kendinizi düzeltmek adına neler yapıyorsunuz veya yapmaya çalışıyorsunuz?
Siz, yalnız başınıza kaldığınız zamanlar da; kendinize nasıl yakıştırmalarda bulunuyorsunuz?
Hiç düşündünüz mü acaba..?
Bu mübarek günde, bir öz eleştiri yapmaya ne dersiniz?
Adıyaman-Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com
- Kerim baydak's blog
- 442 okunma
- Yaziyi paylaş



Yeni yorum gönder