"Ebe ebe, sobe sobe, poke poke..."

40 küsur yıl öncesindeki çocukluğumu hatırlıyorum da, ne güzel oyunlarımız vardı bizim sokaklarda oynadığımız...

 

O günler aklıma geldikçe, acısıyla tatlısıyla güzel bir çocukluk dönemi geçirdiğimi düşünüyorum, şimdiki zamane çocuklarına bakarak...

 

Ebelemecilik, saklambaç vs.. vs.. vs...'si biz çocukların en vazgeçilmez oyunlarındandı...

 

Birbirimize dokunup "ebe ebe" deyip kovaladığımız zamanları, saklambaç oynayıp dakikalarca ortaya çıkmayışlarımızı, ortaya çıktığımız zamanlarda da gizlice gidip gözünü yuman arkadaşın yumduğu duvarı "sobe sobe" diye "sobe"lediğimiz zamanlar ne güzel zamanlardı...

 

Kızlı-erkekli sokak oyunlarımıza "ebelemecilik"le başlardık... Eli bir diğerinin eline veya bedeninin bir yerine değsin diye herkes birbirini kovalardı... Tabii ki kızlar kızları, erkekler de gözüne kestirdikleri kızları kovalarlardı, "ebe, ebe" diye...

 

"Ebelemecilik"ten canımız sıkıldığı an "hadi saklambaç oynayalım" diye coşkuyla bağırır, hemen yumacak birisini adilane bir şekilde seçerdik... "Oooo, portakalı soydum, başucuma koydum, ben bir yalan uydurdum, duma duma dum..." diye.

 

Ne kadar da büyük keyif alırdık biz "sobe"lenmeyip, gözünü yuman arkadaşımızı "sobe"lediğimiz zamanlar... Eğer gözünü yuman arkadaşımız herkesi "sobe"lemediyse, arkadaş başlardı yeniden saymaya, "1, 2, 3, 5, 10, 50, 100, 1000. Önüm arkam saklanmayan sobedir..." diye... O sayana kadar yine herkes bir sotaya yatar, bu oyun böylece sıkılana kadar devam eder giderdi, türlü türlü mızıkçılıklarımızla...

 

Şimdilerde öyle mi ya? Büyük kentlerin ara sokaklarında ne çocuk kaldı, ne çocuk sesi, ne "ebe ebe" sesleri, ne de "sobe sobe" sesleri...

 

Belki büyük kentlerin varoşlarındaki sokaklarda bu oyunlar hâlâ devam ediyordur, bilmiyorum...

 

Şimdilerde bildiğim tek şey, evinde bilgisayarı olan ya da internete girme şansı bulunan kişilerin büyük-küçük demeden beyaz donuk ve soğuk ekranlar arkasında birbirlerini "poke"lemeleri... Yani Türkçesi birbirlerini dürtmeleri...

 

Feysbuk adı verilen sosyal bir ağ arkadaşlığıyla girdi hayatımıza bu "poke"lemeli dürtmeler...

 

Artık feysbuk arkadaşlığımız var ya... Kendi ağına kattığın kişileri canının istediği zaman "dürtü"veriyorsun...

 

Hal hatır sormak yitip, bitti, gitti... Dürtüver şimdi gitsin...

 

Her gün feysbuk sayfanı açtığında "Acaba beni kim dürttü? Yine mi dürtüldüm acaba?" diye ekranının sağ orta köşesine bakıveriyorsun...

 

O günkü moralin "dürtülme katsayına" bağlı artık...

 

"Oh, oh, maşallah, maşallah... Bugün beni Ahmet, Mehmet, Necla, Mualla.. Oh ne ala, ne ala... Ne güzel dürtüvermişler" deyiverip başlıyorsun, "Dürtüldüm" türküsünü mırıldanmaya yanık, yanık...

 

"Bayıra karşı yatır beni, tırmalayıp dürtüver kaşı beni...
Bayıra karşı yatır beni, tırmalayıp dürtüver kaşı beni..."

 

Oysa... Oysa ben böyle sanal dürtülüverilmek yerine, birarada oluvermek, ebelenmek, sobelenmek isterdim... Ama nafile yok... Bu insan unsuruyla olmuyor artık...

 

Artık bu tarihe karışmış oyunları, evimde Şanslı adını verdiğim kuyruklu oğlum kedimle oynuyorum sabahtan akşama yoruluncaya dek...

 

Bu oyunları iyi biliyor kerata... Canı hep bu oyunları oynamak istiyor... Bu koca yaşıma rağmen evde hanımın "Koşma bey, terleyeceksin. Koca adam, kediyle kedi oluyor hay Allah ya... Aşağıdaki komşular rahatsız olacak, bağrışmayın, çağrışmayın" uyarılarına kulak asmadan gönlümüzce evde koşturup duruyoruz, eski çocukluk günlerimi hatırlayarak...

 

İşte böyle sayın okurlar...

 

Her Allah'ın günü "ebemizi ebeleyip, anamızı sobeleyen bir Türkiye gerçeği"nde, birbirimizi beyaz camlar ardından "poke"leyip dürttüysek af ola... Bu hizmetlerimiz kabul ola. Muratlarımız hasıl ola. Vakitlerimiz hayrola, hayırlarımız fethola, Şer'lerimiz ise defola.

 

Bol bol "dürtmeniz" ve "dürtülmeniz" temennisiyle, hadi bana şimdilik eyvallah!...

 

Ertan Yurderi

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
Virus saldırılarına karşı otomatik yazılımlara engel olmak için konuldu, uğraştırdığımız için kusura bakmayın.

mental: Uğur haftalık raporu yayınlarken "çalıştırın klavyeleri" anlamına gelecek ufaktan sopa gösteren bir şeyler yazmış..
mental: Aman abiii deyip, hemen gönderdim yazıyı...
mental: Bu editör takımına bulaşmaya gelmez.
mental: adamı rezil de eder vezir de! ))))
ugur erhan: şu ana kadar kimi rezil ettik beyaa Mental)
mental: Yaa uğur her editör senin gbi mi!
mental: Sana laf etmek kimin haddine..
mental: Seni bu sitede en eski ve en yakın bilenlerden biriyim.
mental: Bu arada 3üncü yaşımızdan gün aldık...
mental: Kutlayan olmadı!... : )))
ugur erhan: Site sahibi pasta falan kesmiyor ki kim kutlasın kuru kuru))))))
hayattorlak: pastanın resmini koyup bilgilendirseydiniz bari)
SERDAR: arkadalar lutfen yazılarınızda en az 2.3 paragraf olsun ya
SERDAR: detaylandırın
SERDAR: evet diyenler neden evet dedigini
SERDAR: hayır diyenler neden hayır dedigini
SERDAR: linkler, referanslar uzerinden ornekler uzerinden tartıssınlar lutfen
SERDAR: yeni yasımız kutlu olsun, o kadar olmus mu ya? bence 2 senesi
SERDAR: dolmus gibi gelio bana
ugur erhan: Sayın editör yetkisi olan arkadaşlar kendi yazdığınız yazıyı manşete alıp diğer yazıları es geçmeniz doğru bir davranış değildir
ugur erhan: Ya hiç birine dokunmayın yada hepsine bir düzenleme getirin.
ZuhalVoigt: Onverita Onpunto'dan sonra yayın hayatına girmedi mi? Onpunto Temmuz 2008 de kapatıldı. Demek ki kaç yaşında?
ZuhalVoigt: Doüum günün kutlu olsun Onverita!
ZuhalVoigt: Mental de 3üncü yaşımızdan gün aldık demiş zaten))
deniz_seckin: Polyanna kaşarı bence psikopatın teki.
NautilusPro: Arkadaşlar siyaseti taşırmışız yine.Araya bişreyler karıştırayım...
yaban: selam dostum
yaban: sagmısın sen ))))
yaban: selam hayat torlak
yaban: ben bu ralardan uzaklaiınca bayagı bu sitede çok şeyler degişmiş
yaban: yazılar yazarlar daha bir çok nedenler
hayattorlak: yaban
hayattorlak: nerelersin )
yaban: selam nasılsın
yaban: bir süre uzaklaştım
hayattorlak: sağol şu kırık bir sevsa türküsü yazını güncellesen
yaban: hanı yaw kokerec yıcektık izmirde yunan ıstana ınadına
hayattorlak: yeriz yeriz )
yaban: o nasıl oluyor k güncellem ben bilmem ki söle bana hemen güncelleyım
hayattorlak: dediğimi anladınmı
yaban: hadı de be yaw
hayattorlak: yazıyı paylaş diyuor ya
yaban: haaa anladım hemen paylasırım
hayattorlak: orayı tıkla güncelle
yaban: bu teknolojıde geriyim dostum )))
hayattorlak: güzel bir makaleydi
yaban: tşk
yaban: izmire yol yokmu yakında
hayattorlak: valla hanım çocuk yarın çeşmeye geliyorlar ben istanbuldayım şuan
yaban: o zaman yol görülüyor demektır
hayattorlak: güncelledin mi
yaban: hayır sohbet ediyoruz dıye dokunmadım bile
hayattorlak: ben yazını okuyorum biraz eleştireyim seni)
hayattorlak: kırık bir sevda türküsü
hayattorlak: ))))
yaban: buna ıhtıyacım var eleştır
hayattorlak: chat için niye burayı kullanıyorsun ki yorumları kullansan)) herkes öyle yapıyor da)))
yaban: biz herkezden ffarklıyız
hayattorlak: Avcıyız diyosun yani))
yaban: onlar yazıları yorum alsın dıye yapıyorlardır
yaban: aynen öyle
hayattorlak: Tahtın sarsılıyo)
yaban: gecen gün attım oltayı cıke geldı guca bır dumuz gırav gırav dıye vurdım obı
hayattorlak: Hiç sorma bide safarideydik geyik vurduk
hayattorlak: ))
yaban: o ne ki ben gecen gun ayı avladım
hayattorlak: postunu sakla alırım izmire gelince
yaban: abı görüşmek üzere bır dortum geldı ona bakım sona tel görüşmesi yaparız
hayattorlak: biliyosun demi noyu 532 li
hayattorlak: İyi akşamlar adem
deniz_seckin: Allah'ım bir yol göster bana !
NautilusPro: Merhaba zuhal
ZuhalVoigt: Merhaba Nauti galiba geç gördüm mesajını((