Önyargı üzerine ...

Kelime anlamıyla önyargı; Bir kimseyle ya da şeyle ilgili olarak, belirli bir olaya, duruma ya da görmeye dayanan, önceden edinilmiş olumlu ya da olumsuz kanıya varmak demektir...

 

Toplumbilimsel anlamda önyargı ise; Bir bireyde, öteki bireylere ya da toplumsal kümelere karşı sevgi ya da düşmanlık duygusu uyanmasına yol açan, koşullanmış bir duygusal tutumu yansıtan sığ inanç diyebiliriz...

 

Ruhbilimsel anlamda önyargı ise; Kişinin, herhangi bir konuda, yeterli kanıta dayanmayan, karşıtı kanıtlansa bile değiştirilemeyen olumlu ya da olumsuz yargısı demektir...

 

Bu üç farklı tanımı şöyle harmanlayıp yoğurup kısaca önyargı üzerine şunu diyebilir miyiz acaba?..

 

Önyargı; İçinde yaşadığımız toplumdaki bir çok sorunun ana nedeni, bireylerin yeterli bilgiye sahip olmadan olayları yorumlamasıdır..

 

Çevremizi olup olmadık yerde hep yargılarız. Bilip bilmeden hep laf üretip dururuz...

 

Hayatımız "olsaydım"larla doludur. Ama insanlar yapılması gerekeni layıkı ile yapmazlar.

 

Bulunduğu konumda ve mevkide yapmamız gerekenleri yapmayız.

 

Ön yargılar birçok istenmeyen sonuçlar da doğurur.

 

Önyargı üzerine düşündükçe çok şey üretebilirsiniz...

 

Peki önyargıya görsel olarak bir örnek vereyim ister misiniz?...

 

Önyargının da görselliği mi olur demeyin... Bu söylemime önyargıyla yaklaşmayın lütfen...

 

Peki... Şimdi aşağıdaki fotoğrafa iyi bakın... İlk baktığınızda ne görüyorsunuz?...

 

 

Çok güzel söylediniz... Bir çalılık üzerinde oturan kurbağa değil mi?...

 

Ne kadar da ön yargılısınız... Yanıldığınızı söylesem bana kızmazsınız değil mi?..

 

Bakın resim belli bir süre sonra hareket ediyor, ediyor...

 

Neymiş...

 

Bir at başı...

 

Demek ki; "HAYATTA HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ OLMAYABİLİR..."miş değil mi?..

 

Önyargısız olan kişiler, yaşama farklı gözle bakabilen kişilerdir...

 

Önyargının zararı üzerine şu aşağıdaki hazin hikayeyi de sizinle paylaşmak istiyorum...

 

Hikayeye göre uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.

 

Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır.

 

Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır.

 

Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır...

 

Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.

 

Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür.

 

Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı.

 

Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur.

 

Anne odaya yönelir... Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.

 

Evet kadın ne kadar önyargılı davranmış değil mi? Bu hikaye önyargı üzerine çok güzel kıssadan bir hissedir bize...

 

Ne zaman bir olaya önyargıyla yaklaşacak olursanız, kurbağa'nın at başına dönüşebileceğini hiç unutmayın...

Önyargısız ve yargısız infazlardan uzak bir dünya dileğimle...

 

Not: http://www.biertijd.com/mediaplayer/?itemid=3954  adresinde yer alan filmi izledikten sonra önyargılı olmanın ne kadar yanlış olduğuna bir kez daha kanaat getiriyor insan. Bence siz önce izleyin sonra biraz gülümseyerek düşünün ve bu yazımı öyle yorumlayın...

 

Ertan Yurderi

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.
O. Suat Özçelebi kullanıcısının resmi

Ertan bey,

İnsanları, olguları kısıtlı algımızla hemen yargılamaz, "anlama" çabasını bıkmadan usanmadan hayatımızın bir parçası yaparsak, bir paradigmanın içinde kavrulmaktan kısmen kurtulabiliriz, diye düşünüyorum. Görünen şeyler için de görünmeyen şeyler için de...

O. Suat Özçelebi

kocayurek kullanıcısının resmi

Sevgili Özçelebi,
.
Uzun zaman olmuş, yorumlarınızı özlemişim... :)
.
Düşüncenizde haklısınız...
.
Anlama ya da algılama çabalarımızı hiç elden bırakmamamız ümidiyle...
.
Sevgiler, saygılar...
.
kocayurek

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
Virus saldırılarına karşı otomatik yazılımlara engel olmak için konuldu, uğraştırdığımız için kusura bakmayın.

mental: Uğur haftalık raporu yayınlarken "çalıştırın klavyeleri" anlamına gelecek ufaktan sopa gösteren bir şeyler yazmış..
mental: Aman abiii deyip, hemen gönderdim yazıyı...
mental: Bu editör takımına bulaşmaya gelmez.
mental: adamı rezil de eder vezir de! ))))
ugur erhan: şu ana kadar kimi rezil ettik beyaa Mental)
mental: Yaa uğur her editör senin gbi mi!
mental: Sana laf etmek kimin haddine..
mental: Seni bu sitede en eski ve en yakın bilenlerden biriyim.
mental: Bu arada 3üncü yaşımızdan gün aldık...
mental: Kutlayan olmadı!... : )))
ugur erhan: Site sahibi pasta falan kesmiyor ki kim kutlasın kuru kuru))))))
hayattorlak: pastanın resmini koyup bilgilendirseydiniz bari)
SERDAR: arkadalar lutfen yazılarınızda en az 2.3 paragraf olsun ya
SERDAR: detaylandırın
SERDAR: evet diyenler neden evet dedigini
SERDAR: hayır diyenler neden hayır dedigini
SERDAR: linkler, referanslar uzerinden ornekler uzerinden tartıssınlar lutfen
SERDAR: yeni yasımız kutlu olsun, o kadar olmus mu ya? bence 2 senesi
SERDAR: dolmus gibi gelio bana
ugur erhan: Sayın editör yetkisi olan arkadaşlar kendi yazdığınız yazıyı manşete alıp diğer yazıları es geçmeniz doğru bir davranış değildir
ugur erhan: Ya hiç birine dokunmayın yada hepsine bir düzenleme getirin.
ZuhalVoigt: Onverita Onpunto'dan sonra yayın hayatına girmedi mi? Onpunto Temmuz 2008 de kapatıldı. Demek ki kaç yaşında?
ZuhalVoigt: Doüum günün kutlu olsun Onverita!
ZuhalVoigt: Mental de 3üncü yaşımızdan gün aldık demiş zaten))
deniz_seckin: Polyanna kaşarı bence psikopatın teki.
NautilusPro: Arkadaşlar siyaseti taşırmışız yine.Araya bişreyler karıştırayım...
yaban: selam dostum
yaban: sagmısın sen ))))
yaban: selam hayat torlak
yaban: ben bu ralardan uzaklaiınca bayagı bu sitede çok şeyler degişmiş
yaban: yazılar yazarlar daha bir çok nedenler
hayattorlak: yaban
hayattorlak: nerelersin )
yaban: selam nasılsın
yaban: bir süre uzaklaştım
hayattorlak: sağol şu kırık bir sevsa türküsü yazını güncellesen
yaban: hanı yaw kokerec yıcektık izmirde yunan ıstana ınadına
hayattorlak: yeriz yeriz )
yaban: o nasıl oluyor k güncellem ben bilmem ki söle bana hemen güncelleyım
hayattorlak: dediğimi anladınmı
yaban: hadı de be yaw
hayattorlak: yazıyı paylaş diyuor ya
yaban: haaa anladım hemen paylasırım
hayattorlak: orayı tıkla güncelle
yaban: bu teknolojıde geriyim dostum )))
hayattorlak: güzel bir makaleydi
yaban: tşk
yaban: izmire yol yokmu yakında
hayattorlak: valla hanım çocuk yarın çeşmeye geliyorlar ben istanbuldayım şuan
yaban: o zaman yol görülüyor demektır
hayattorlak: güncelledin mi
yaban: hayır sohbet ediyoruz dıye dokunmadım bile
hayattorlak: ben yazını okuyorum biraz eleştireyim seni)
hayattorlak: kırık bir sevda türküsü
hayattorlak: ))))
yaban: buna ıhtıyacım var eleştır
hayattorlak: chat için niye burayı kullanıyorsun ki yorumları kullansan)) herkes öyle yapıyor da)))
yaban: biz herkezden ffarklıyız
hayattorlak: Avcıyız diyosun yani))
yaban: onlar yazıları yorum alsın dıye yapıyorlardır
yaban: aynen öyle
hayattorlak: Tahtın sarsılıyo)
yaban: gecen gün attım oltayı cıke geldı guca bır dumuz gırav gırav dıye vurdım obı
hayattorlak: Hiç sorma bide safarideydik geyik vurduk
hayattorlak: ))
yaban: o ne ki ben gecen gun ayı avladım
hayattorlak: postunu sakla alırım izmire gelince
yaban: abı görüşmek üzere bır dortum geldı ona bakım sona tel görüşmesi yaparız
hayattorlak: biliyosun demi noyu 532 li
hayattorlak: İyi akşamlar adem
deniz_seckin: Allah'ım bir yol göster bana !
NautilusPro: Merhaba zuhal
ZuhalVoigt: Merhaba Nauti galiba geç gördüm mesajını((