Karanlıkta Sevişenler
Karanlıkta Sevişenler Bir kadın, bir erkek... İçimizden, bizden, sizden... Çok klasik, bildik, tanıdık... Bir kadın. Bekaretini
verdiği adamla evlenir. Bedeni değil, beyniyle de bakiredir (bu zamanda artık böylesini bulmak imkansızı aramakla aynı ya, neyse). İlk geceleri. Adam, daha önceki sevişmelerinden öğrendiklerini, tecrübesiyle karısına öğretir..! Geneli erkeğin boşalması temeline dayalı, çoğunlukla misyoner pozisyonunda, kadını önemsemez sevişmeler. Kadın orgazmı bilmez. De ki duydu, öğrendi, (ah şu komşu kadınlar, akrabalar) ne olduğunu sorabilir mi, yaşayabilir mi? Sorsa bir türlü, sormasa başka. Zaman geçer. "Anne" olur kadın, adam da "baba". Kocasının gözünde kutsanmışlığı kazanarak hepten suskunlaşır yatakta. Arada az da kilo almıştır kadın, balıketi diyelim biz adına, ilk evlenilen zayıf kız da değildir artık. Eeee, adam sıkılmaya başlar. O "erkektir". Adam başka türlü sevişmeler, tenler, kokular arayışına girer, misyonerden sıkılmıştır. İstediği gibi sevişir dışarıdaki kadınlarla. Her türlü pozisyonu, çılgınlığı dener. Ne de olsa onların işi bu, adamın her istediğini yapmak zorundadırlar. İçinden geldiğince gösterir "performansını" dış dünyada. Hem O' nun elinin kiridir, kim karışabilir ki. Bırakın karışmayı, ardında koca bir ordu, alkışı alır her vuruşunda. Evdeki kadını da unutmaz elbette. Sakın aldanmayın, karısı rahatlasın diye değil, ara ara boşalmak ihtiyacı ile, onu da kullanır tatmin adına. Gecenin karanlığında, 5-10 dakikaya (en iyi niyetle elbette) sıkışmış, yorgan altı, dokunmaktan, öpmekten, hissetmekten uzak, özensiz, sevgisiz birleşmelerdir yaşanan biteviye . Sevişmek diyemem bu birleşmenin adına. SEV - işmekte SEVGİ vardır ya. Buna maruz kalan kadın, beni okşa dese, öp, kokla, dokun, hisset, dese, diyemez. Seksi yaşamak istiyorum, zevk almak istiyorum dese, diyemez. İyi de diğer kadınlar, anlatıyorlar ona, yaşıyorlar. "Nereden öğrendin, kim dedi, kim dokundu da biliyorsun bunları, kiminle aldattın beni, oruspu mu oldun ulan sen!!!" lere maruz kalmamak adına diyemez. Öylece yatar altına kocasının, aklında yapılacak işlerin listesi, "bitse" diye bekler. Kocasının erkeklik gururu(!) incinmesin diye de arada bir inler. Belki de can acısının sesidir bu inleyişin nedeni. Karanlıktır bu sevişmeler, ruhsuzdur. Var olmaktan uzak, "yok" sevişmelerdir bunlar. Yorgan altında kalırlar. Çıplaklıktan bile uzak, kokulu, saldırgan, mecburi boşalmalardır yaşanan. Tek taraflıdırlar. Erkek "KARIM" dediği kadını, aynı yastığa baş koyduğu, evini, hayatını, çocuklarını, paylaştığı kadını, "ÖBÜR" kadınlardan ayrı tutar iş yatağa gelince. "Evlenilecek" kadın olduğundan, "eğlenemez" karısı ile. Yoksa evlenir miydi hiç, onurlandırır mıydı onu, verdiği soyadıyla. Evlenilecek olanın kutsallığı karanlıktaki sevişmelerde gizli iken, eğlenilenin ki, "aydınlıktır", aşikar, kutsallıktan uzak, fazlasıyla gerçektir. Nedir ki farkı bu iki kadının? İkisi de kadın değil mi yoksa? Biri özel, bir tüzel olabilirler mesela! Sözüm size değil, sevginin kutsallığı ile SEVişenler, ister karı – koca olun, ister sevgili, ister aşık. Ama siz, siz Karanlıkta Sevişenler.... Siz erkekler, kocalar, eşler ve siz kadınlar, karılar, analar. Kendinize sorun bakalım sorularınızı ve cevap verin kendinize. Bir eş olarak yapmadınız mı, yaşamadınız, yaşatmadınız veya yaşamıyor musunuz? Lida
- Lida's blog
- 6986 okunma
- Yaziyi paylaş



Lida yaw aydınlık bir yerde seviştirip nikahlarınımı bozacaksın! adam belli yerlerim görülmesin diye tabi ki karanlıkda sevişecek yaw. Bazı sohbetlerde duymuşluğum olmuştur insanlar karanlıkdamı aydınlıkdamı sevişmeleri gerektiği konusunda yorum yapanları dinlemişimdir. Aydınlıkda sevişenlerin nikahları bozulurmuş karanlıkda sevişenlerin ise cinsel organlarını görmedikleri için nikahlerı bozulmazmış diyenleri de görmüşümdür. Aslında iyi bir konuya deginmiş olmanız çok güzel olmuş. Bu ülkede karı koca olup da bir birinin cinsel organlarını gördüklerinde nikahlarının bozulacagına inananlar çok var,karanlık bir odada yorganı tepesine çekip aman nikahımız bozulmasın diye sevişen insanlar çooooook var.Belki bu yazıyı okurlarda kıssadan hissesini alan olur. YABAN
ugur bey vorde hazırladıgım yazıyı giremiyorum neden ve ne yapmam gerekli söylermisin
Yaban
Direk blog entry kopyalayıp yapıştırın ve elinizi ctrl tuşuna basarak kaydeti tıklayın olması lazım. Ama Serdar sitede bazı güncellemeler yapıyor, o yüzdende giremiyor olabilirsiniz. Sanırım güncelleme yarın bitecek bir sorun kalmayacağını umarım.
Bu yazı
Ana sayfada
"Bu gün en çok tıklananlar kategorisinde 20 defa tıkanmış olarak gözüküyordu.
Ben yorumu eklemek için 21inci oldum.
Şimdi, 07 Ağustos 2008 tarihli bu yazı sizce hangi 20 kişi tarafından tıklanıyor?
Ben söyleyeyim.
Google dan gelen 20 kişi tarafından.
İşte site reklamı böyle olur.
Yani ARŞİVLE!
Lida son yazısını Ağustos 2008 de yazmış.
Günde ortalama 15-20 defa TIK alıyor.
Söz sırası hala Lida'da...
Murat SEVGİ
Bu yazı 5078 kere okunmuş. 4 kere yorum yapılmış ve yorumların üçü yazıyla alakası yok. 5078 kere okunan bir yazıya neden yorum yapılmaz bu da başka bir tartışma konusu.
.
Anlaşılan "Karanlıkta Sevişme" başlığını gören yazıyı tıklamış.
.
Tıpkı ışığı gören girmiş gibi...:)))
.
NOT : Son cümledeki "ışık" ben değilim...:)))
Google, sitelerin, içeriklerin görüntülenmesinde çok etkili.
Yazıyı; yazarı bilerek tıklamıyorlar...
Tıklayanlar (google'dan gelerek tıklayanlar) üyelik olmadığından yorum yapamıyordu. (Bir süre öncesine kadar böyleydi)
Ama, bizim insanımız (en azından birçoğu için böyle) 80-10 kelimeyi geçen yazıları pek okumuyor.
.
Kısa ve mizah içeren bir şey yazınca takip ediyorlar.
.
Zaten 5bin küsür tıklama onveritanın sınırlarını aşar.
Dediğiniz gibi, tıklayıp gitmiş.
Okumamış bile olabilir.
.
Hep sevgi ile kalın.
Murat SEVGİ
Yorumlarınızı simdi gordum,
ve inanin ben de sasırdım:))
Ben masumum.)
Bundan once ki sitemiz de yazmıs ve yayınlamıstım bu yazıyı. 2008 di sanırım.
Dediğiniz gibi baslık yuzunden olabilir, işigı goren tıklamıs.
millet olarak cinsel obje adı gecen
her sey tıklanma rekoru kırıyor.
Sevineyim mi uzuleyim mi bilemedim...
Lida,
Yazınızın Onveritaya çok büyük katkısı var.
Bir alttaki yorumda bunu açıkça belirtmişim...
Gerçekten de "tıklanıp çıkma" ihtimali olabilir...
Ama siteye girenler bu sitenin içinde gezip, yazıları okuyor da olabilir.
Her iki şekilde de site, google liginde, sayenizde TIK alıyor.
.
O tarihlerde Onveritada: "Arşivleri silme" ile ilgili bir tartışma vardı.
Ben, bu tartışmada 'silmeyin' demek için örnek olarak sizin yazınıza yorum yaptım.
.
O günkü konu bütünlüğü işçinde çok anlamlı olan bir yorumdu.
Ama şu an için farklı anlamlar çıkarılabilir.
.
Siz yazmaya devam edin.
Okunmayan yazı keşfedilmemiş demektir.
Okuyan çıkana kadar bekler.
Teşekkür ederiz.
.
Murat Sevgi
Yeni yorum gönder