Sefir biraz beklesin!
‘Sefire Yolu Gösterin’
(http://www.onverita.com/yazarlar/b_ozgeturk/sefire_yolu_gosterin) başlıklı yazı hakkında:
Önce;
Yazıda verilen, güzel bir anekdot. Sayın Zeybek’in TV konuşmasından
alınma bu anekdotu ben de yayınlamıştım. (2008’de onpunto’da) Yazının içindeki
yaptığım bazı yazın hataları
[“koca birer kelit”: ‘kilit’ olacak], o günkü ‘yazımdan’ yararlanıldığını ispatlıyor.
Ama yazının altına kendimden de bir şeyler -daha- eklemiştim:
Hem Atatürk’ün nüktedan kişiliğini yansıtmış, hem Avrupa siyasetinin adiliğini göstermiş, hem de dolaylı olarak Osmanlının yaşam şekli ile ilgili küçük bir örnek vermiş. İlk ikisi için bir diyeceğim yok. Ama üçüncüsü ile ilgili eksikleri ve yanlışları var. Yani Osmanlı döneminde verilen cezalara ilişkin bilgiler hatalı!
Bakın nelere muhalifim?:
Birincisi Türkler, esirlerine kazığa oturtma uygulamaz:
■ Kazığa oturtma cezası (buraya dikkat!) “SİYASETÇİ VE BÜROKRATLARA” uygulanırdı. Eğer çalar, görevini istismar eder yada kendi lehinde kararlar verirse... Kısacası “kamu malına zarar” ve “görevi kötüye kullanma” durumlarında kazık cezası verilir. (Türk Ceza Kanununda da; “kamu malına zarar” ve “görevi kötüye kullanma” anlamına gelen sınıflandırma var!!!)
İkincisi ise kazık cezasının şekli ile ilgili hata!:
■ Kazık, popodan sokulup ağızdan çıkana kadar geçirilmez. Cilalı, bilek kalınlığından biraz ince, sağlam bir kazık, kuyruk sokumu ile makat arasından girer. Deri altından (sırt derisinin hemen altından) deriyi yırtmadan, omurga boyunca ilerletilir. Kazığın ucu enseye gelinceye kadar sokulur. Suçlu, kazığa geçik halde iken, kazık, bayrak direği gibi dik bir hale getirilir. Sabit bir kaideye yerleştirilir. Böylece kuyruk sokumu dışında anatomisi zarar görmeyen vücut; askıya asılmış bir palto gibi kazığa asılmış olur.
Suçlu kazıkta geçik olarak günlerce, aç ve susuz bir halde... Kan kaybetmesi de çok az bir durumda kalır. İnleye, inleye milletin önünde seyirlik sirk maymunu gibi teşhir edilir. Kan kaybından, açlıktan, susuzluktan yada enfeksiyondan ölme riski eşittir. Ölmüş olmasının yanında rezil edilmesi ve teşhir edilmesi önemlidir.
Olayın bu günkü durum için ortaya çıkarttığı İRONİYİ de açıklamadan edemeyeceğim:
■ Bu ceza SADECE SİYASETÇİ VE BÜROKRATLARA uygulanır. Çünkü bunlar EMANET’İ İDARE EDEN memurlardır. Normal bir hırsızın eli kesilirken, bu “yüksek memurlara” neden böylesine büyük bir ceza verilir? Onu da açıklamak gerekir. Çünkü Osmanlı yönetimi (en çarpık döneminde bile) KAMU HAKKI’NA değer vermeyi sürdürmüştür.
Kaldı ki;
■ Kamu malına zarar ve görevi kötüye kullanma durumu bir memur için (Yani siyasetçi ve bürokrat için) en adi (burada: ‘adi’; sıradan değil, aşağılık anlamındadır!) durumdur.
■ Bunların insan olduğundan bile şüphe edilmelidir.
■ Dolayısıyla insanlara tanınan haklar hainlere verilemez.
*
* *
Bugün için buradan çıkarılacak dersler vardır:
■ “Günümüzde, hem çalıp-çırpmayı sürdüren, hem de şeriat isteyenlerin ne kadar akılsız olduğu, bu örnekle bir kere daha ortaya çıkmaktadır.
Çünkü; EĞER ŞERİAT GELSE: Önce kendilerini kazığa oturtur!!!
Bence böyle bir ceza, çalıp-çırpan siyasetçi ve bürokratlara az bile. O dönemde, “ÇENGEL GÜLÜ” diye adlandırılan bir ceza daha var. Tam onlara layık. İnternette detaylarını bulabilirsiniz. (Merak edenlere yazarım)
Vahşet gibi gelmesin. ‘Devletin ve milletin emanetine hıyanet edenlerin layık oldukları ceza bu!’ Zaten, onların insan olduğuna inanmıyorum.
Murat SEVGİ
Kaynak: Tarihini hatırlamıyorum. Ama “kazığa oturtma” ile ilgili aktardıklarım, Murat Bardakçı’nın Hürriyet gazetesindeki köşesinde yıllar önce yayınlandı.
- mental's blog
- 440 okunma
- Yaziyi paylaş



Mental,
.
Verdiğin ayrıntı bilgiler için teşekkürler. Kazık deyip geçmemek lazım anlaşılan:)))) Hani "ey kazık gibi durma orda" diye bir söz varya. Şimdi her kazık ile ilgili bir konu geçse bu kazığa orturtma eylemi gelecek aklıma.
.
Birde "patlıcan oturtma", "patates oturtma" gibi yemek çeşitleri var. Gelde şimdi yiyebilirsen ye bunları.:)))
.
Kazığa oturtma cezasını biliyordum ama hiç merak edip de araştırmamıştım nasıl bir ceza diye. Çünkü isminden az çok nasıl bir şey olduğunu tahmin edebiliyorsun. Ama askıya asılan bir palto gibi figür vermekte bir sanat olsa gerek:))))
.
Saygılar. Uğur Erhan
Uğur, yazıda da dediğim gibi; bizim derdimiz değil.
.
Bu şeriat özlemi ile yanan siyasetçiler bir de türbe kafalı bürokratlar düşünsün.
.
Bu arada yazıyı 2009 Martında OnVeritada yayınlamıştım.
(Sen de güzel bir resim bulup eklemiştin yazıyaaa!
.
Murat SEVGİ
Mental,
.
Kusura bakma benim bazı şeyleri hatırlayamama gibi sorunum var. Doğrudur, yazıya ben resim bulmuş ve koymuşumdur.
.
Ugur Erhan
Evet, yazının kaynağı da tam olarak ortaya çıktı sanırım.
Bahar Özgetürk
Yeni yorum gönder