Kaçırma Abi! Süper Film!
Çoğu arkadaşınız filmden sonra bir konuşma aralığında size: "Abi, şu filme gittim.Süper!Kaçırma, izle!" demiştir.Ya da gibi birşey.Ancak siz o filmi izledikten sonra nedense aynı duyguları paylaşmazsınız.Ya beğenileriniz farklı olduğu için ya da filmi izlemeniz gereken ortamda izlemediğiniz içindir.
Muhteşem yapımlara imza atıyoruz değil mi?Maalesef.Şu an en durgun çağımızdayız.Bir film vardı, adını çok sevmiştim."The Age of Stupid"/"Aptallık Çağı".Şu anda aman dokunmayalım düşüncesi ile yol aldığımız için 1980-1990'lı yıllarda gösterdiğimiz gelişimi maalesef gösteremiyoruz gibi geliyor bana.Bir istatistik olsa; ciddi anlamda fark vardır.Mutlaka.O zamanların şarkıları, filmleri, binaları,... çerçeveden bağımsız geniş bir resme bakıyorlarmış gibi.Ama şimdi herşey çerçeveyi bırakın, sanki kutu içerisinde, "Birşey görmeyelim aman!" dercesine hareket ediyormuş gibi.Efektler, malzemeler, araştırma araçları yeni yeni gelişiyor.Ama yaptıkları filmlere bakınca; kendimi o kadar kötü hissediyorum ki; film izliyoruz kafamız dağılsın, hobi falan anlamında ama hiç öyle olmuyor.Ciddiyet kazanıyor bir süre sonra geçirdiğim zaman.Filmlerde efektleri yerrinde kullanmışlar ya da konuyu yerinde kullanmışlar.Misal; Miyagi San'ın "Cilala, Parlat!" repliğini hatırlayan kaç milyonlar var?Ya da Darth Wader'ın nefes alışını ya da Jedi'lerin meşhur sözü "Güç seninle olsun./May the power with you." ya da duygusuzca söylenen bir "Astalavista!" lafını kimden öğrendik ya da çok öncesinde "What a feeling" şarkısı ile sınav yapan hocaları gösteren kızımızı ya da diye gider bu öğretiler.Şimdilerde ise efektlere boğulan bir sinema batağında beğenilerimizi köreltiyoruz, hani illa sinemaya çağıran filmlerde oluyor.Haksızlık olmasın ama illa sinemaya çağıran diğer filmlerde efektleri sebebiyle ev ortamına ait olmayan filmler maalesef.
Şimdi dönelim en başa.Arkadaşınız filme gitmiş, izlemiş, beğenmiş.Size de tavsiye etti, vaktiniz yok, DVD'sini beklediniz.İzlediniz filmi, ertesi gün arkadaşı görünce patlattınız lafı: "Abi o kadar övdün, bende sinemada kaçırdım diye üzüldüm, bu muydu?".Şimdi arkadaşınız ile beğenilerinizin tutmaması dışındaki, sinemadaki etkiyi ev sisteminde oluşturamamasından kaynaklı bir beğenmemezliğiniz oldu, diyelim.Arkadaşın suçu yok, paraya-zamana kıymayıp sinemaya gitmediğiniz için siz suçlusunuz.Ancak sinemaya gidip gelmek 4-5 saat, eğlencenin değeri paha biçilemez. :)) Mastercard reklamı gibi oldu.
İşin esprisi bir yana, öyle bir hale geldik ki; sadece yaşamak için kazanıyoruz.Bu sebeple sadece yaşamaya vakit ayırıp, eğlenmeye para ve zaman harcıyamıyoruz.E şimdi filmlerin çoğu efekt boyalı, gidip sinema da izlemek lazım geliyor ama zaman yok.Evde izlesen keyif almıyorsun.O sebeple beğenilerde köreliyor.Bir filmde, beğeniler de çerçeve ile daralır gibisinden bir laf vardı.Kısacası; gördükleriniz azaldıkça beğenilerinizin kalitesi de azalır diyelim.
İyi Seyirler...

- NautilusPro's blog
- 200 okunma
- Yaziyi paylaş


Yeni yorum gönder