İbret, ders değil, örnek alınmak...
Depremin faturası kerpiç evlere kesildi. 10 yıllardır fay hatlarının üzerinde duran kerpiç evin, durduğu gibi durmasına izin verenlere değil...
Çocuklar, kimi polise taş attı, kimi baklava, ekmek çaldı diye, akıl almaz cezalara çarptırılıyor. Bu ülkenin öz kaynaklarını hortumlayanlardan daha ağır, daha katlanılmaz cezalara...

Bu adaletsizliğin, "yasayı" şimdi düzeltme insafını gösterenlerin ihmallerinin bedelini de yine çocuklar ödüyor.
O yasalar hep orada duruyordu, durmayı sürdürüyor... Çocukları suça iten sebepler de...
Grizu patlamalarında ölen işçileri, ailelerini, ihmalleri, maden ocaklarının durumunu tekrar ne zaman hatırlyacağız?
Bu ülkede çare, insaf, her zaman acıyı, ölümleri beklemek zorunda mı?
Yoksul, yoksun, sesini çıkaracak, duyuracak mecrası, mecali olmayanlara uygulanan bu çifte standart, ne zaman son bulacak?
Harekete geçmek, çözüm üretmek için, insanların acılara boğulmasını bekleyenlerin insan, zaman, kaynak, enerji kaybı kadar yarattıkları önemli sonuç, devlete, siyasete güvensizliğin her kötü olayla tescillenmesi duygusudur.
Her acı, doğal felaket, sorunla başa çıkmak için gösterilen tavırların "aynılığı" çare olmak için ortaya dökülenlerin ahlaki itibarını da yerle yeksan etmiştir, artık!
Bir gün aldığımız önlem, ürettiğimiz çözümlerle doğal felaketlerin, gerçek felaketlere dönüşmesini engelleyebildiğimiz; her olayla bunu tekrar tekrar gösterebildiğimiz zaman, bu toplumun "yüzüne" bakmaya cesaret edebiliriz.
Acılardan sürekli ders, ibret almak değil, onlarla mücadelede örnek alınmak/gösterilmek de istiyoruz . Ders alanların, alması gerekenlerin , bu derslerden sürekli çakmasından bıkıp usandık artık.
Vicdanlı akıllar istiyoruz, sadece sonuçlara odaklanmış akıl kumkumaları değil...
- O. Suat Özçelebi's blog
- 595 okunma
- Yaziyi paylaş



Yeni yorum gönder