İnsan nedir?

Söyleyin, insan nedir?

Sizin için, insan nedir? İnsanlık nedir? İnsan olmak, insan gibi yaşamak nedir?

 

Bir kere daha anladım ki her şeye en baştan başlamak gerekiyor, bu soruyla, sorularla başlamak gerekiyor. Çocuklarımıza mutlaka anlatmalıyız, insan olmak nedir?

 

Aslında bildiğiniz, içine doğduğunuz, yaşadığınız için bildiğiniz, ama bilmezden geldiğiniz, daha doğrusu çaresizlikten, yapacak bir şey de bulamadığınızdan görmezden geldiğiniz, bastırdığınız gerçekler, yüzünüze tekrar tekrar vurulunca kaldıramıyorsunuz...

 

Ülkemizde bir yığın sorunla boğuşurken, onların nedenleri üstüne kafa patlatırken, çözüm üretmek için debelenirken, sürekli size hep eşlik eden, birçok konudaki çözümsüzlüklerin tam merkezinde duran, köklerini de besleyen bir gerçek, yine geldi, önümüze kondu:

 

“ABD’li düşünce kuruluşu The American Society of International Law’un yaptığı araştırmaya katılan Türklerin yüzde 52’si, devletin işkence yapmasını normal karşılıyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 21 ülkede yaptırdığı araştırmaya Türkiye’den katılanların çoğu ‘işkenceye evet’ dedi. ABD’nin başkenti Washington’da önceki gün sonuçları açıklanan araştırmaya katılanlara, işkence ile ilgili görüşlerin yer aldığı üç seçenek sunuldu. İlk seçenek olan “İşkence tamamen yasaklanmalı” görüşüne katılanların oranı Türkiye’de yüzde 36’da kaldı. Bu oranla Türkiye, Hindistan’dan (yüzde 28) sonra işkencenin yasaklanmasını en az isteyen ikinci ülke oldu. İkinci şık olan, “Masumların hayatını kurtarmak için teröristlere işkence yapılabilir” görüşüne katılanların oranı yüzde 34, “İşkence tamamen serbest bırakılmalı” diyenlerin oranı da yüzde 18 oldu. Bu iki şıkkı tercih edenlerin oluşturduğu toplam yüzde 52’lik oranla Türkiye, Hindistan (yüzde 59) ve Nijerya’dan (yüzde 54) sonra işkenceye en çok müsamaha gösteren üçüncü ülke oldu. Ankete katılanlara, işkence ile ilgili bir soru daha yöneltildi. “İşkenceye karşı somut yasalar çıkarılmalı” diyenlerin oranı Türkiye’de yüzde 36’da kaldı. “Devletin bir nebze işkence yapmasına izin verilmeli” diyenlerin oranı ise yüzde 51’i buldu.”*

 

Büyük bir olasılıkla, bir rapor, gazete haberi olarak hızla gündemden uzaklaşacak. Daha öncekiler gibi…

 

Biz, kendimizle baş başa ve yine sanki bu “gerçek” hiç yokmuş gibi yaşayacak, o da temel birçok sorunumuzu beslemeyi, hayatı bize zindan etmeyi sürdürecek…

 

Ergenekoncusunu, tetikçisini, darbecisini, komplocusunu, evdeki sokaktaki şiddeti, töre katliamını, en çok kadına-çocuğa-hayvanlara yönelen acımasızlığı besleyen işte bu gerçek/zihniyet nedeniyle, 12 Eylül askeri darbesiyle de yüzleşemezsin, üniversite öğrencilerin yıllar sonra yüzbinlerce insanı işkenceden geçmesine yol açan darbeci generali alkışlar; işte bu yüzden insanlık onuru, işkenceyi bir türlü bu topraklarda yenemez .

 

Devlet, uzun zamandır, sicili iyi olmasa da “işkenceye sıfır tolerans” politikası izliyor, ancak net olarak görülüyor ki bunun yurttaşlarımızın yarısında bir karşılığı yok! Yani her iki kişiden biri  işkenceye olur veriyor: Güvenlik görevlisi, bankacı, bürokrat, işçi, köylü, mühendis, ev kadını, doktor, asker veya başka bir kimlik taşısın fark etmiyor…

 

Otobüste birlikte yolculuk ettiklerinizin, işyerinde birlikte çalıştıklarınızın yarısı… Bir kişinin, bir biçimde, “uygun” bir gerekçeyle işkence görmesine karşı değil…

 

İnsan nedir?

 

İnsan, önce onuruyla insan…

 

Hani işkenceyi yeneceğini haykırdığımız, insanlık onuru…

 

En baştan başlamalıyız, aile içinde, eğitim sisteminde önce çocuklarımıza anlatarak…

 

İnsan nedir? İnsanlık nedir? İnsan hakları nedir?

 

 

* Hürriyet Gazetesi: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12872047.asp?gid=233

Raporun orjinaline ulaşamadım. American Society of International Law’un sitesi: http://www.asil.org/index.cfm

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.
Hakan Kızılay kullanıcısının resmi

Görmek istediğimiz "insan" ve "insanlık" bu değil ancak mevcut bu. Bence burada iyimserliğimizi korumak/güçlendirmek adına şunu görmeliyiz: İnsanlık daha iyiye mi gidiyor yoksa daha kötüye mi? Yani elli yıl önce "insanlar" işkenceye daha mı çok karşıydılar? Karşı idilerse bir nebze daha ümitli, iyimser ve azimli olabiliriz. Yok durum daha kötüye gitmişse o zaman "insanlık onurunu" savunanların daha çok çalışması lazımdır.

Hakan Kızılay

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
Virus saldırılarına karşı otomatik yazılımlara engel olmak için konuldu, uğraştırdığımız için kusura bakmayın.

mental: Uğur haftalık raporu yayınlarken "çalıştırın klavyeleri" anlamına gelecek ufaktan sopa gösteren bir şeyler yazmış..
mental: Aman abiii deyip, hemen gönderdim yazıyı...
mental: Bu editör takımına bulaşmaya gelmez.
mental: adamı rezil de eder vezir de! ))))
ugur erhan: şu ana kadar kimi rezil ettik beyaa Mental)
mental: Yaa uğur her editör senin gbi mi!
mental: Sana laf etmek kimin haddine..
mental: Seni bu sitede en eski ve en yakın bilenlerden biriyim.
mental: Bu arada 3üncü yaşımızdan gün aldık...
mental: Kutlayan olmadı!... : )))
ugur erhan: Site sahibi pasta falan kesmiyor ki kim kutlasın kuru kuru))))))
hayattorlak: pastanın resmini koyup bilgilendirseydiniz bari)
SERDAR: arkadalar lutfen yazılarınızda en az 2.3 paragraf olsun ya
SERDAR: detaylandırın
SERDAR: evet diyenler neden evet dedigini
SERDAR: hayır diyenler neden hayır dedigini
SERDAR: linkler, referanslar uzerinden ornekler uzerinden tartıssınlar lutfen
SERDAR: yeni yasımız kutlu olsun, o kadar olmus mu ya? bence 2 senesi
SERDAR: dolmus gibi gelio bana
ugur erhan: Sayın editör yetkisi olan arkadaşlar kendi yazdığınız yazıyı manşete alıp diğer yazıları es geçmeniz doğru bir davranış değildir
ugur erhan: Ya hiç birine dokunmayın yada hepsine bir düzenleme getirin.
ZuhalVoigt: Onverita Onpunto'dan sonra yayın hayatına girmedi mi? Onpunto Temmuz 2008 de kapatıldı. Demek ki kaç yaşında?
ZuhalVoigt: Doüum günün kutlu olsun Onverita!
ZuhalVoigt: Mental de 3üncü yaşımızdan gün aldık demiş zaten))
deniz_seckin: Polyanna kaşarı bence psikopatın teki.
NautilusPro: Arkadaşlar siyaseti taşırmışız yine.Araya bişreyler karıştırayım...
yaban: selam dostum
yaban: sagmısın sen ))))
yaban: selam hayat torlak
yaban: ben bu ralardan uzaklaiınca bayagı bu sitede çok şeyler degişmiş
yaban: yazılar yazarlar daha bir çok nedenler
hayattorlak: yaban
hayattorlak: nerelersin )
yaban: selam nasılsın
yaban: bir süre uzaklaştım
hayattorlak: sağol şu kırık bir sevsa türküsü yazını güncellesen
yaban: hanı yaw kokerec yıcektık izmirde yunan ıstana ınadına
hayattorlak: yeriz yeriz )
yaban: o nasıl oluyor k güncellem ben bilmem ki söle bana hemen güncelleyım
hayattorlak: dediğimi anladınmı
yaban: hadı de be yaw
hayattorlak: yazıyı paylaş diyuor ya
yaban: haaa anladım hemen paylasırım
hayattorlak: orayı tıkla güncelle
yaban: bu teknolojıde geriyim dostum )))
hayattorlak: güzel bir makaleydi
yaban: tşk
yaban: izmire yol yokmu yakında
hayattorlak: valla hanım çocuk yarın çeşmeye geliyorlar ben istanbuldayım şuan
yaban: o zaman yol görülüyor demektır
hayattorlak: güncelledin mi
yaban: hayır sohbet ediyoruz dıye dokunmadım bile
hayattorlak: ben yazını okuyorum biraz eleştireyim seni)
hayattorlak: kırık bir sevda türküsü
hayattorlak: ))))
yaban: buna ıhtıyacım var eleştır
hayattorlak: chat için niye burayı kullanıyorsun ki yorumları kullansan)) herkes öyle yapıyor da)))
yaban: biz herkezden ffarklıyız
hayattorlak: Avcıyız diyosun yani))
yaban: onlar yazıları yorum alsın dıye yapıyorlardır
yaban: aynen öyle
hayattorlak: Tahtın sarsılıyo)
yaban: gecen gün attım oltayı cıke geldı guca bır dumuz gırav gırav dıye vurdım obı
hayattorlak: Hiç sorma bide safarideydik geyik vurduk
hayattorlak: ))
yaban: o ne ki ben gecen gun ayı avladım
hayattorlak: postunu sakla alırım izmire gelince
yaban: abı görüşmek üzere bır dortum geldı ona bakım sona tel görüşmesi yaparız
hayattorlak: biliyosun demi noyu 532 li
hayattorlak: İyi akşamlar adem
deniz_seckin: Allah'ım bir yol göster bana !
NautilusPro: Merhaba zuhal
ZuhalVoigt: Merhaba Nauti galiba geç gördüm mesajını((