MORARAN İNSANLIK!
Moraran İnsanlık!
Önce İsviçre, camilerdeki yeni minareleri “halk oylaması” ile yasakladı. Şimdi Fransa, bir yandan ülkedeki en büyük cami inşaatına onay verirken, diğer yandan ezanın sadece cami içinde duyulmasını sağlayacak biçimde bir ses düzeni kurulmasına izin verdi. Cami minaresinden ezan vakitlerinde “mor” ışık şaçılacak, ezan Marsilya’da duyulmayacak.

Avrupa’da gittikçe daha da "saçma" bir hal alacağı anlaşılan “İslam”a karşı bu tutumun,(korkunun) tüm dünyada temel hak ve özgürlükler konusunda çok ciddi bir gerilemeye yol açabileceğini görmemek için kör olmak lazım.
İslam söz konusu olduğu zaman hak ve özgürlükleri sadece kendi için isteyen “özgürlük” şampiyonları, sadece kendilerini komik duruma düşürmekle kalmıyor; yarattıkları çifte standartla, temel hak ve özgürlükler konusuna uluslararası antlaşmalar, AB normları ve Anayasaları tarafından verilen güvenceleri de keyfi bir biçimde yok sayabildiklerini, “yok sayılabileceğini” örnekliyorlar.
Bu politik tavrın, insanlığın 21. yüzyıla girerken özgürlükler ve haklar temelinde “Batı normları” diye kabul ettiği ne varsa hepsini tartışılabilir, subjektif ve inandırıcılıktan yoksun kıldığını birilerinin çok net bir biçimde ortaya koyma vakti geldi de geçiyor.
Kendi din ve inançlarını korumayı, başka din ve inançları “morartarak” başaracağını sananların, hala yüzlerce yıl öncesinde yaşadıkları, kültürel, siyasal, sosyolojik evrimlerini tamamlamadıklarını, insanlığın vardığı noktayı içselleştiremediklerini söylemek mümkün. Batı kamuoyu, bugün Müslümanlara reva gördüğü bu tutumun, yakın bir gelecekte "özgürlükleri" hangi alanda olursa olsun kendisi için de ne kadar tartışılabilir kıldığını anlamak zorundadır.
Camiden saçılan bu mor ışık, gittikçe “moraran” ve ölmeye yüz tutan insanlığın ışığına dönüşebilir.
Avrupa’nın, dünyanın aklını ve vicdanını henüz yitirmemiş entelektüelleri, bu olguların sadece Müslümanlarda değil, dünyanın dört bir tarafında nasıl bir yankı, etki yaratacağını tartışmalı, anlamalı ve bu yıkıcı/tehlikeli girişimlerden politikacıları bir an önce vazgeçirmelidir. İnsanın, haklarıyla insan olduğu gerçeğini tekrar hatırlatmalıdır.
Ancak Batılı politikacılar ve kanaat önderlerinin birçoğunda egemen olduğu anlaşılan, “uygarlığı” kendileriyle özdeşleştiren akıl/zihniyet terk edilmeden de bunun başarılması imkansız.
Sanki birileri açık açık “medeniyetler çatışmasını” körüklüyor. İnsanlığın hak ve özgürlükler temelinde kazanımlarını bir bir elinden almaya çalışıyor.
- O. Suat Özçelebi's blog
- 1288 okunma
- Yaziyi paylaş



Fransızlara, 'empati'yi tattırmak için; çan sesinin yasaklanmasını istemek lazım. Belki ne yaptıklarının farkına varırlar. "Tüm dinlere ve etnik yapılara eşit uzaklıktayım" diyen Avrupa'nın çifte standardı iyice ortada. Ama Avrupalı siyasiler, pişkinlik işini bizden öğrenmiş gibi... Yani buradan bakınca pek sırıtmıyor.
Evet tamda benim söylemek istediklerimi mental arkadaşım söylemiş. Çan sesleri neyin nesi oluyor?Yüreğinize sağlık
Rita
Yeni yorum gönder