Yaratıklar Ebru'ya kıydılar

Taksim’deki The Marmara Oteli’ne yolu düşenler, Ebru’yu mutlaka tanırlar. 10 yıldan fazla bir süredir, hayatımın, Taksim’den geçen hattı, Ebru’nun ya bir havlamasına ya da miskinliğine dokunmuştur.

 
Ebru oldukça ünlü bir köpekti. Birçok yabancı dergi onunla ilgili haberler yaptı. Otelin ünlü misafirlerini çoğu zaman otel görevlileriyle birlikte karşılamak, onu da yerli yabancı basın için aktüalite malzemesi yapmıştı.
 
Ama bu sefer çok üzücü bir şekilde haber oldu. Gazetede okudum: İddiaya göre cumartesi akşamı, Beşiktaş’ın şampiyonluğunu kutlayan bir grup genç taraftar tarafından tekmelene tekmelene komaya sokulmuş. Kaldırıldığı klinikte ameliyata alınmasına rağmen kurtarılamamış.
 
Bazen basit doğrular, hayatı anlamamızı, yaşamı kavramamızı kolaytırır: Hayvanları sevmeyen bir insan, insanları da sevemez. Bu hayvanın illaki bir köpek olması da gerekmez. Bu basit gerçekliğin tamamlayıcısı ise doğa’yı sevmeyen, korumayan hayatı sevemez, hayatı koruyamaz.
 
Yani sevgisizlikle yoğrulan, hayata bakan kişi, hiçbir şeye yaşam hakkı tanımaz. Ve “insan olma”nın başka bir aşamasına evrilir: “Yaratık” olur.
 
Hani “hayvanlık” yapan insanlara kızdığımız zaman, “hayvan” diye bağırıyoruz ya. Artık bundan özenle kaçınmaya çalışıyorum, gerçekten hayvanlara haksızlık ediyoruz. Deyim düzeyinde bile. Böylelerine “yaratık” diye seslenmemiz gerekiyor. Hayvanlar bu şiddete tapan yaratıklar karşısında o kadar masum ki…
 
Ebru’ya kıyan, Beşiktaş “sevgisiyle” kendinden geçmiş bir grup genç futbol”severin”, birer yaratığa dönüşmüş oldukları çok açık. O köpeği tekmeleyerek öldüren gençlerin, her türlü melaneti kolaylıkla yapabileceklerini öngörmek inanın falcılık olmayacaktır.
 
Ebru, ünlü ama “sahipsiz” bir hayvandı. Her sokak hayvanı gibi. Otel, belki ona ev sahipliği yapmıştı ama sahipsizdi.
 
Fakat bu kentin bizim gibi bir yaşayanı, sahibiydi. Onun da hakları, ilk önce “yaşama hakkı” vardı. Diğer “sokak hayvanları” gibi…
 
Şimdi bu kentte yaşayanlara ve yönetenlere büyük bir görev düşüyor. Beyoğlu Belediye Başkanlığı, İstanbul Valiliği, Emniyet, Hayvan dernekleri vd…Onlarca insanın gözü önünde yapılan bu vahşete karşı her türlü araştırmayı yaparak failleri bulmak, bu yartaıkların yasaların verdiği en ağır cezaya çarptırılmalarını sağlamak…
 
Belki bu olay, canım Ebru’yu geri getirmeyecek. Ama onun gibi “haber” bile olamayan ve canına barbarca kıyılan yüzlerce köpeğin, kedinin, kuşun belki kurtarılması için ibret olacak. Hayvan sevgisinin tekrar gündeme gelmesi için vesile olacak.
 
Hayatı bizimle birlikte varolan, kentimizi, yaşamı daha anlamlı ve değerli kılın bütün hayvanlar için, hepimiz için bu vahşeti gerçekleştiren “yaratıkların” bulunması  zorunlu.
 
* Ebru'nun resmini bulamadım, bir sokak köpeğinin resmini kullandım.

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.
ugur erhan kullanıcısının resmi

Dün gazetelerde bir haber vardı, bu ebru köpek meğerse eceliyle ölmüş diye.

O. Suat Özçelebi kullanıcısının resmi

Bu haberi bilmiyorum, ama ben bugün Taraf da okudum; Ebru'nun başına gelenleri. Hem Ebru veya değil, hangi köpeğe yapıldığı ne farkeder, vahşet aynı vahşet, yaratıklar aynı yaratıklar...

O. Suat Özçelebi

ugur erhan kullanıcısının resmi

Elbetteki her türlü canlıya yapılan vahşet onaylanmayacak bir şey.
Klasik söylem var hani "hayvanları sevmeyen insanlarıda sevmez" diye, bu bana çok doğru bir yaklaşım gelmiyor.
İnsanların uğradığı faali meçhullere, işkencelere, ses çıkarmayıp herhangi bir hayvana yapılan canilikte kıyameti koparmak samimiyetsizlıikten başka bir şey değil.
Yanlış anlamayın.
Sizi tanımıyorum o yüzden de, bu yorumu size hitaben yazmıyorum gerek basından gerekse de tanıdığım bazı kişiler için yapıyorum.
İnsanları sevmeyen biri hayvanları nasıl sever diye de sormak gerekiyor.
Saygılar.

mental kullanıcısının resmi

OnVerita'nın oluşum sebebi olan OnPunto'dan bir arkadaş vardı....
Bilenler vardır. Adı Güvercin.
*
İşte Güvercin bir mail atmış. Bakın ne diyor:
*
Taksim'in simgesi olmuş yaşlı, uslu, akıllı bir köpek... Ve en üstün ırk olduğu iddiasındaki ırkın bazı mensupları kimbilir hangi vahşet duygusuyla ve kompleksleriyle onu tekmelerle hastanelik ederken..... diğer mensuplaradır sözüm...Herkesedir. Tekme sallayan küçücük bir çocuğa zamanında
DUR diyemeyen eğitimden aciz, çocuk egemen toplumu matah zanneden ama korkunç biçimde yanıldığını pek yakında anlayacak olanlara. Çocuk sevgi, güven, disiplin ister ve ihtiyacı budur.Fazlasıyla verilen özgüven ve şımartılma ise onu sadece geleceğin vahşi ve ilkel saldırganı yapar.. sadece bu..
güvercin selamlarım üzgün...

http://kopekcehennemi.blogspot.com/2009/06/cehennem-taksim-oldu-bu-kez.html

hayattorlak kullanıcısının resmi

Güvercin'in hayvanlara karşı olan duyarlılığını çoğu arkadaşım bilir. Çırpınır durur destek bekler duyarlı insanlardan zaman zaman protesto eder. Bu olayda taksimdeki muhitin bir hayvanı olabilir ya da başka bir semtte, hepimiz biliriz ve gözlerimiz o kadar aşinadır ki mahallemizin kedisine köpeğine, geçtiğimiz sokakta görmesek gözlerimiz arar durur onları çünkü onlarda yaşamımızın bir parçasıdırlar. Ebru olayı gibi gündeme oturmayan o kadar çok vahim olaylar yaşanıyor ki hayret ve nefret duymamak mümkün değil. HAYTAP hayvan haklarını koruma federasyonu ( www.haytap.org ) başkanı Filiz özkan geçen gün bir açıklama yaparak ebru olayının otelle bir ilgisi olmadığını ancak otel yetkililerinin bazı hayvanlarında bakımını üstlenerek yanlış anlaşılan imajın düzeltilerek kendilerine fayda sağlayacağını vurguladı.
Güvercinin yorumuna ve tespitlerine katılıyorum. Aileden başlayan bir sevgi aşılaması çocukluktan yetişkinliğe kadar insanların duyarlılığını etkilediği muhakkak.. İnşallah böyle olayları hiç görmeyiz duymayız.

Bumerang57

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
Virus saldırılarına karşı otomatik yazılımlara engel olmak için konuldu, uğraştırdığımız için kusura bakmayın.

mental: Uğur haftalık raporu yayınlarken "çalıştırın klavyeleri" anlamına gelecek ufaktan sopa gösteren bir şeyler yazmış..
mental: Aman abiii deyip, hemen gönderdim yazıyı...
mental: Bu editör takımına bulaşmaya gelmez.
mental: adamı rezil de eder vezir de! ))))
ugur erhan: şu ana kadar kimi rezil ettik beyaa Mental)
mental: Yaa uğur her editör senin gbi mi!
mental: Sana laf etmek kimin haddine..
mental: Seni bu sitede en eski ve en yakın bilenlerden biriyim.
mental: Bu arada 3üncü yaşımızdan gün aldık...
mental: Kutlayan olmadı!... : )))
ugur erhan: Site sahibi pasta falan kesmiyor ki kim kutlasın kuru kuru))))))
hayattorlak: pastanın resmini koyup bilgilendirseydiniz bari)
SERDAR: arkadalar lutfen yazılarınızda en az 2.3 paragraf olsun ya
SERDAR: detaylandırın
SERDAR: evet diyenler neden evet dedigini
SERDAR: hayır diyenler neden hayır dedigini
SERDAR: linkler, referanslar uzerinden ornekler uzerinden tartıssınlar lutfen
SERDAR: yeni yasımız kutlu olsun, o kadar olmus mu ya? bence 2 senesi
SERDAR: dolmus gibi gelio bana
ugur erhan: Sayın editör yetkisi olan arkadaşlar kendi yazdığınız yazıyı manşete alıp diğer yazıları es geçmeniz doğru bir davranış değildir
ugur erhan: Ya hiç birine dokunmayın yada hepsine bir düzenleme getirin.
ZuhalVoigt: Onverita Onpunto'dan sonra yayın hayatına girmedi mi? Onpunto Temmuz 2008 de kapatıldı. Demek ki kaç yaşında?
ZuhalVoigt: Doüum günün kutlu olsun Onverita!
ZuhalVoigt: Mental de 3üncü yaşımızdan gün aldık demiş zaten))
deniz_seckin: Polyanna kaşarı bence psikopatın teki.
NautilusPro: Arkadaşlar siyaseti taşırmışız yine.Araya bişreyler karıştırayım...
yaban: selam dostum
yaban: sagmısın sen ))))
yaban: selam hayat torlak
yaban: ben bu ralardan uzaklaiınca bayagı bu sitede çok şeyler degişmiş
yaban: yazılar yazarlar daha bir çok nedenler
hayattorlak: yaban
hayattorlak: nerelersin )
yaban: selam nasılsın
yaban: bir süre uzaklaştım
hayattorlak: sağol şu kırık bir sevsa türküsü yazını güncellesen
yaban: hanı yaw kokerec yıcektık izmirde yunan ıstana ınadına
hayattorlak: yeriz yeriz )
yaban: o nasıl oluyor k güncellem ben bilmem ki söle bana hemen güncelleyım
hayattorlak: dediğimi anladınmı
yaban: hadı de be yaw
hayattorlak: yazıyı paylaş diyuor ya
yaban: haaa anladım hemen paylasırım
hayattorlak: orayı tıkla güncelle
yaban: bu teknolojıde geriyim dostum )))
hayattorlak: güzel bir makaleydi
yaban: tşk
yaban: izmire yol yokmu yakında
hayattorlak: valla hanım çocuk yarın çeşmeye geliyorlar ben istanbuldayım şuan
yaban: o zaman yol görülüyor demektır
hayattorlak: güncelledin mi
yaban: hayır sohbet ediyoruz dıye dokunmadım bile
hayattorlak: ben yazını okuyorum biraz eleştireyim seni)
hayattorlak: kırık bir sevda türküsü
hayattorlak: ))))
yaban: buna ıhtıyacım var eleştır
hayattorlak: chat için niye burayı kullanıyorsun ki yorumları kullansan)) herkes öyle yapıyor da)))
yaban: biz herkezden ffarklıyız
hayattorlak: Avcıyız diyosun yani))
yaban: onlar yazıları yorum alsın dıye yapıyorlardır
yaban: aynen öyle
hayattorlak: Tahtın sarsılıyo)
yaban: gecen gün attım oltayı cıke geldı guca bır dumuz gırav gırav dıye vurdım obı
hayattorlak: Hiç sorma bide safarideydik geyik vurduk
hayattorlak: ))
yaban: o ne ki ben gecen gun ayı avladım
hayattorlak: postunu sakla alırım izmire gelince
yaban: abı görüşmek üzere bır dortum geldı ona bakım sona tel görüşmesi yaparız
hayattorlak: biliyosun demi noyu 532 li
hayattorlak: İyi akşamlar adem
deniz_seckin: Allah'ım bir yol göster bana !
NautilusPro: Merhaba zuhal
ZuhalVoigt: Merhaba Nauti galiba geç gördüm mesajını((